Bir türlü alışamadık

Günümüzde, bir sitede veya bir apartmanda ikamet etmek ve yükümlülüklerimizi yerine getirmek çokta da zor değildir...

20 Eylül 2019 - 11:00

Bizim ülkemizde hangi şehirde olursa olsun toplu yaşam kurallarına uymuyor ve üzerimize düşen görevleri bir türlü yerine getirmiyoruz.

Günümüzde, bir sitede veya bir apartmanda ikamet etmek ve yükümlülüklerimizi yerine getirmek çokta da zor değildir. Buralardaki rutin giderler ve beklenmedik çıkan aksaklıkların giderilmesi yöneticilerin adeta eziyete dönüşen aidat toplama işlemi, özverili çalışma ve katkıları sonucunda gideririz.

KKTC halkı olarak bizler bir türlü buna alışamadık. Israrla toplu yaşam disiplinine uymak istemiyoruz.

Tanıdık bir arkadaşımın kendi apartman sakinlerine, teknolojiyi yoluyla komşularına göndermiş olduğu mesajın tamamını sizlerle paylaşıyorum.

“Sevgili apartman sakinleri… Bu ay ilk defa ayın 16’sında aidatları toplayabildik. Bunun için hepinize teşekkür ederim. Lütfen bu aydan itibaren (10 numara hariç) ayın 7’sine kadar aidatları ödeyelim.

Siz gecikince diğer ödemeler de gecikmektedir. Ayrıca küçük dokunuşlar yaparak sorunları daha da azaltabilir, çevremizi daha da güzelleştirebiliriz. Mesela çöp kutusunu yolda gördüğünüzde yerine çekebilir, kapıyı açık gördüğünüzde kapatabilir veya asansöre çöpünüz damladığında arkadan silebilirsiniz. Ortak yaşamı güzelleştiren küçük dokunuşlar ihtiyacımız vardır.

Naçizane küçük bir rahatsızlığımı da dile getirmek istiyorum. Ben bu görevi başkası almak istemediği için devraldım. Elimden geldiği kadar yapmaya çalışıyorum. Beni kapıcı gibi değil de bu işleri koordine eden kişi olarak görmenizi rica ediyor, bana yardımcı olmanızı istiyorum. Benim yapamadığım yerde, daha iyi yapacağını düşünen var ise anında ona bu görevi seve seve devretmeye hazırım. Karşılıklı sevgi ve saygı ile yasamaya devam etmek dileği ile saygılar sunarım.”

Değerli okurlarım, paylaşımın noktasına dahi dokunmadım. Dikkat ederseniz paylaşımın her cümlesinde bir mesaj var. Mesajları günler haftalar ve aylar olarak nitelendirmeyiniz. Yıllanmış, kanayan yaralar ve bir türlü bitmek bilmeyen dertler bunlar. Aslında hiç düzeleceği de yok. Çünkü bizler çok benciliz. Hep kendimizi düşünüyoruz. Evimizin ya da dairemizin kapısını kapattık mı her şey bitiyor. Apartman çevresi ve giriş kapısından, çöplerine, merdiven ayağı elektrikleri ve temizliğinden kısacası ortak olduğumuz her şeyden bizler de sorumluyuz.

Komsularımız içinde böyle güzel insanların oluşu ne kadar sevindirici ve gurur verici değil mi? Kendi yaşamından fedakarlık etmesi, işini ailesini bir köşeye bırakıp sırf düzen içinde, insan gibi yaşamak için böyle bir büyüklük etmesi. İyi ki varsınız.

Şimdi sizlere sormak istiyorum. Biz ne zaman, topluca bir yerde usulüne uygun bir şekilde yaşamaya başlayacağız? Bu sorunun cevabı hiç de zor olmasa gerek! Bu Sorunun cevabı aslında çok basit! Hatta iki kelimeden oluşuyor.

Bu iki kelimenin biri ciddiyet, diğeri ise saygıdır.

Bizler yaşadığımız ortamda bir birimizi sevmeye biliriz. Komşularımızın davranışları hoşumuza gitmeye bilir. Ancak saygı başka bir şeydir.

“Küçük dokunuşlardan” kasıt saygıdır.

“Görevi başkasına hemen devrederdim” den kasıt ciddiyettir.

Aile, komşu ve hatta TOPLUM olarak yukardaki paylaşımı çok dikkatle okumalı, bundan ders çıkarmalı ve süratle değişimi başlatmalıyız.

“Ne pis bir apartman? Hiç utanmıyor mu burada yaşayanlar?”

“Of bayılıyorum bu apartmana. Burada yaşayanları gıptayla takip ediyorum.”

Nasıl görünmek istiyorsanız? Buyurun kendiniz bu karar verin!

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı