“Bir şampiyonun hikâyesi”

Haberci yazarı Togay Uluöz’ün bu haftaki konuğu Mustafa Behlül idi…

1 Aralık 2019 - 10:10

Togay Uluöz-

Bu haftaki röportajımızı çok değerli bir sporcumuz Mustafa Behlül Hocamız ile gerçekleştirdik.

Mustafa Hoca, çok disiplinli bir akademisyen olmanın yanında çok iyi de bir sporcudur.

Çok düzgün bir aile yaşantısı var. O kendisini eşine ve çocuğuna adamış mükemmel bir baba ve kusursuz bir eştir. Kendisi ile tanışıklığımız 2000’li yılların başlarına dayanmaktadır. Yirmi yıla yakın bu tanışıklıkta önce hocası, şimdi de meslektaşı olarak devam eden birlikteliğimizden çok mutluluk duyduğumu belirtmek isterim.  Mustafa Behlül benimle beraber, Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi (KSTU) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu akademik kadrosunda yer alan kusursuz bir takım arkadaşım. Birlikte kararlar aldığımız, kararları yürürlüğe koyduğumuz, sorunları birlikte çözdüğümüz, birlikte güldüğümüz, üzüldüğümüz mükemmel bir dost.

Behlül; KKTC’de vücut geliştirme sporunun duayenlerindendir. Hocamızın bu dalda son yıllarda elde ettiği başarılar taktire şayan olup genç sporculara ve bu spora gönül veren herkese adeta ilham kaynağı olmaktadır.

Şimdi geliniz hep birlikte bu altın yürekli, iyilik gönüllüsü, çalışkan, ilkeli, doğru bildiği yolda zaman kaybetmeden ilerleyen ve her geçen gün bu yolu başarılarla, şampiyonluklarla taçlandıran adamı biraz daha yakından tanıyalım.

SPORU BİLİMLE BULUŞTURAN BİR İNSAN

Sevgili Mustafa kendini ve aileni bize tanıtır mısın?

“Hocam, 3 Mart 1982 yılında Lefkoşa’da Köşklüçiftlik semtinde doğdum. İlkokul ve Lise tahsilimin ardından Yakın Doğu Üniversitesi’nde lisans eğitimimi tamamladım. Ardından Yüksek lisansımı bitirdikten sonra Lefke Avrupa Üniversitesi’nde Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında doktora programında eğitim politikası üzerine aldığım eğitimimin şimdilerde tez aşamasındayım. Eşim Ayşe Behlül ile üniversite yıllarında tanıştık, onunla çok güzel ortak yanlarımız vardır. O da Lefkoşa Köşklüçiflik’te doğmuş ve kendisi de çok iyi bir sporcudur. Sonrasını zaten biliyorsunuz evlendik ve 23.10.2012 tarihinde de kızımız Talya Gülten Behlül dünyaya geldi. Eşim de üniversite lisans eğitimi ardından şimdi YDÜ İnsan Kaynakları Anabilim Dalı Yüksek Lisans Programında “İş Hukuku” üzerine eğitim almakta ve şu sıralar da tezini yazmaktadır” diye özetliyor yaşamını ve ailesini Hocamız.

“İLİŞKİMİZİN TEMELİ SEVGİ, SAYGI VE ANLAYIŞ ÜZERİNE KURULU”

Sevgili Mustafa şimdiki evliliklere baktığımızda ne yazık ki genç çiftlerin çok sorun yaşadığını, çok kolay pes ettiğini görüyoruz; siz de çok genç bir çiftsiniz ancak eşinle ilişkinize baktığımızda, çok uyumlu güzel, paylaşımcı, düzeyli bir ilişkinizin olduğu gözlerden kaçmıyor. Bunu nasıl başardığınızı genç çiftlere örnek olması bakımından bizlerle paylaşır mısın?

“Çok Sevgili Togay Hocam, öncelikle bu güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim. Bizim ilişkimizin temelleri sevgi, saygı ve anlayış üzerine kurulmuştur. Bu ilkelerle hareket ettiğimiz için ilişkimizin sağlıklı yürümesi konusunda fazla çaba harcamamıza gerek kalmaz. Birimizin bir sorunu olduğu zaman bunu birlikte çözmeye çalışırız. O benim çevremi seviyor sayıyor; ben de onunkini. Özel zevklerimiz aynı. İkimiz de müzik dinlemeyi spor yapmayı, kitap okumayı, yeni bilgiler öğrenebilmek için araştırma yapmayı, seyahat etmeyi çok seviyoruz. Hatta iş yerinden izin alabilmişse yarışmalara dahi Ayşe ile birlikte gideriz. Eşimin bu konuda bana büyük desteği var. Bunu hiçbir zaman göz ardı edemem” diyor.

“EN BEĞENDİĞİMİZ YER PRAG”

Mademki seyahat etmeyi seviyorsunuz nerelere seyahat ettiniz ve en çok nereleri beğendiniz?

“Türkiye, İspanya, Prag, Amsterdam ve Almanya’ya seyahat ettik bu seyahatler içerisinde en çok beğendiğimiz ülke tarihi yapısı ile Prag; kanalları ve eğlencesi ile Amsterdam. Özellikle bu iki belde mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken yerlerdir” diye anlatıyor ziyaret ettiği ve beğendiği şehirleri.

“BOŞ VAKİTLERİMİZİ KIZIMIZLA GEÇİRİYORUZ”

Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?

“Biz ikimiz de çok yoğun çalışan insanlarız. Özellikle hafta içi yoğun bir tempoda çalıştığımızdan dolayı hafta sonumuzu boş bırakacak şekilde planlama yapıp vaktimizi kızımızla geçirmeyi tercih ediyoruz. Özellikle de onun istediği etkinlikleri yapmayı, onun istediği yerlere gitmeyi tercih ediyoruz. Bazı zamanlar da arkadaşlarımızla buluşulup planladığımız güzel bir aktiviteyle eğlenmeyi ve dolaşmayı seviyoruz” diyor. 

“MUTFAK ALANINDA GALİBA UZMANLAŞTIK” 

Mutfakla aranız nasıl?

“Ben tüketim konusunda gayet iyiyim diyebilirim hocam. Eşim ile birlikte mutfak hayatımız genelde sağlıklı beslenme üzerine kurulmuştur. Ben milli bir sporcu olduğum ve hayatımın büyük bir kısmı yarışmalar ile geçtiği için özel beslenmem gerek. Diyet ve sağlıklı nasıl beslenebiliriz, yiyebildiklerimden nasıl ve ne tür farklı tarifler bulup deneyebiliriz diye mutfak konusunda bol bol araştırmalar ve denemeler yaparız.  Tabii bazen bu denemeler tat olarak olumsuz da olabiliyor ama galiba artık bu alanda uzmanlaştık diyebiliriz. Hatta eşime bazen sporcu yemekleri tarifi kitabı mı çıkarsak diye takılırım” diye espri katarak anlatıyor.

“100 KİŞİ BAŞLAR 10 KİŞİ DEVAM EDER 1 KİŞİ ŞAMPİYON OLUR”

Mustafa sen iyi bir akademisyen olmanın yanında çok da iyi bir sporcusun. Hem kendin hem de ülkemiz adına birçok müsabakada başarılar elde etmiş bir şampiyonsun. Bize biraz da bu yönünü anlatır mısın?

“Başarılarımı anlatmadan benim her zaman söylediğim bir söz ile başlamak isterim cümleme Hoca’m. ‘BU İŞE 100 KİŞİ BAŞLAR 10 KİŞİ DEVAM EDER 1 KİŞİ ŞAMPİYON OLUR’ aslında spor kariyerim 1990 yılında başladı diyebiliriz. Şimdi baktığımda tam tamına 29 yıl olmuş. Bu sürede şu anda sayısını unuttuğum atletizmden tutun da vücut ve fitness müsabakalarına kadar birçok alanda başarılara imza attım. Ancak bunlar içerisinde benim için en anlamlısı bu yıl Prag’da gerçekleşen IFBB NPC Qualifier Classic Physique Yarışması’nda aldığım dünya şampiyonluğudur. Bu başarı benim için ayrı bir değer taşır çünkü bu başarı hem beni oldukça motive etti hem de ülkemin adını duyurmamı sağladı. Ayrıca bana KKTC’de bu alanda dünya şampiyonluğunu elde eden ilk sporcu olma gururunu yaşattı. Bu da benim için çok özel bir başarı oldu.

FATİH CEYLAN İLE MUHTEŞEM BİR SEMİNER

Mustafa, bize yapmayı hedeflediğin, gerçekleştirmek istediğin faaliyetlerden bahseder misin? 

“Tabii ki hocam.  6 Aralık tarihinde üniversitemizde kendi sıkletinde şampiyon olan bir başka sporcu olan değerli dostum Fatih Ceylan’ın katılımlarıyla güzel bir seminer gerçekleştireceğiz. Yarışma öncesi ve sonrası yaşadıklarımızı, neler yapılması, nasıl beslenilmesi gerektiğini hem öğrencilerimize hem de sporseverlere aktarmaya çalışacağız. Çünkü bu konuda yapılan bazı hatalar telafisi olmayan sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu konuda bilinçli olmak çok önemlidir. Bunu da buradan sizlerin aracılığı ile bir kez daha duyurmuş olalım Hocam” diyor.

“BAŞARININ SIRRI DİSİPLİN”

Başarılarını neye borçlusun Mustafa?

“Her alanda olduğu gibi sporda da başarılı olmanın birinci şartı disiplindir. İkinci ve en önemli adımlardan biri de çalışmaktır. Düzenli, istikralı ve bilinçli çalışmalı bir sporcu. Tabi bunların yanında sporcu sabırlı olmayı ve pes etmemeyi de kendine ilke edinmeli çünkü başarı bir anda elde edilmez. Bu yüzde buna çok özen göstermeliyiz ve pes etmemeliyiz. Yaptığınız antrenmanlardan yediğiniz yemekten, uyku düzeninizden tutun da aile yaşamınıza kadar her faktör başarının basamaklarını oluşturur diyebilirim. Yeni bilgilere aç olduğunuz, araştırdığınız ve tavsiye verildiğinde dinleyebildiğiniz takdirde başarı size yaklaşıyor demektir. Ben yeniliklere ayak uydurmaya, disiplinli olmaya ve düzenli bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Sanırım bunlar bana başarıyı getiriyor Hoca’m.”

“VİZYONUNUZ, BENİM İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS”

Sevgili Mustafa son olarak neler söylemek istesin?

Sayın Hoca’m bana bu fırsatı verdiğiniz, röportajınız ve benimle ilgili düşünceleriniz için size teşekkürlerimi sunmadan geçemeyeceğim. Öğrencilik yıllarımda öğrenciniz olarak kesişen yolumuzun ardından şimdi de sizin meslektaşınız ve takım arkadaşınız olarak yeniden sizinle olmak benim için inanılmaz bir mutluluk ve gurur oldu. Çünkü öğrencilik yıllarımda sizden öğrendiklerimle hayatımı şekillendirirken şimdi Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesinde tekrar buluşmamızla tecrübeleriniz, vizyonunuz, insanlığınız ve liderliğinizle meslek hayatımı şekillendirme fırsatı yakalamanın benim için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum” diye anlatıyor.

Ben de değerli öğrencime benimle ilgili güzel düşüncelerinden dolayı, üstelik tam saatinde yediği tavuk ve pilavından bile feragat etmesinden ötürü bu güzel röportajı gerçekleştirme şansı tanıdığı için kendisine gönülden teşekkürlerimi sunar, Behlül ailesine ömür boyu sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı