Bir kadın öldürülüyor

Ben de seni kadınlar gününde öldürürüm diyen bir cani, psikopat.

Ya benimsin ya kara toprağın

Hem de kadınlara karanfil dağıtıldığı günün akşamı…

Kadınlar Gününde senden ayrılmak istiyorum diyen bir kadın…

Ben de seni kadınlar gününde öldürürüm diyen bir cani, psikopat.

Koskoca bir sitenin içinde, herkesin gözü önünde videoların film gibi çekildiği mahallede adam dokuz defa bıçak sallıyor kadının vücuduna…

Bir adamda çıkıp kurtarmaya çalışmıyor.

Yanaşmıyor olay mahalline…

Ağrımayan başını ağrıtmak istemiyor.

Kadının çığlıkları gök kubbeye kadar ulaşıyor…

Eline kan bulaştırmak istemiyor.

Oysa o apartmanlardaki bir kaç erkek hemen yetişseydi, cesaretlerini toplayıp “caninin” elini tutsalardı Elif Lort belki de, yaralı olarak kurtulacaktı.

“Cebinde taşıdığı ruhsatsız bıçakla bıçakladı” diyor, haber…

Hiç bir kadın duydunuz mu, cebinde tabanca taşısın, bıçak taşısın…

Öldürücü aletlere ihtiyaç duysun?

Kadınlar günü nedeniyle cuma günkü yazımda paylaştığım yazının ne kadar gerçekçi olduğunu anlıyor musunuz?

Beni en çok acıtan kosasından dayak yiyen ve bunu en derin yerlerde saklayan kadındır, demiştim…

Tüm bu şiddeti, özel hayat müstehcenliği içinde tutan polisin, çevredeki komşuların, yasaların yetersizliğidir.

Bir can daha gitti aramızdan…

“Senden ayrılmak istiyorum”un bedelini canıyla ödeyerek gitti.

O akşam, olaya tanık olan ve korkakça geri kalan erkekleri kendi vicdanlarına havale ediyorum.

Kimse, gittim de yetişemedim demesin bana.

Ersin Gözügüzel isimli vatandaşımızdan bana gelen mesaj…

“Demirhan Meryem Ana Panagia Kilisesinde güney Kıbrıs’ta yaşayan Rumlar ayin yaparak dualar ettiler.

Oysa güneyde korona virüsü var diyerek ayinlerini iptal edebilirdik.
Acaba ayini korona virüsü diyerek yasaklasak mı iyi olurdu yoksa böylesi mi iyi?
Bence böyle selametle güle güle ayin yapmaları iyi oldu. Basın bu güzelliği dünyaya duyurabilmeliydi. TV’ler Basın yoktu görmedim.

Oysa olmalıydılar.”

Bulut Akacan’ın davası iç sızlatmaya devam ediyor

Bet davasıyla ilgili, tutuklu olarak davası devam eden Bulut Akacan’a ağır cezalar alınması için uğraşlar devam ediyor.

Aynı cezadan dolayı, ülkemizde tutuksuz davaları devam eden insanları bildiğimiz için bu kişisel öfkeyi, kini, intikamı anlamakta güçlük çekmeye devam…

Önceki gün görümcem Kanada’dan geldi.

İlk sorduğu, “o çocuğa ne oldu? Çok üzülüyorum, yaptığın röportajı okuduydum, ne yatırımları olmuş, genç yaşta başarılı bir Kıbrıslı, neden böyle cezalar aldı bir kavgadan bu çocuk” dedi.

Bilsem dönen dolapları…

Turizmci, Girne Merit Otelin Müdürü Ercan Turhan dün Facebook hesabından, Turizm yanıyor, dumanlar çıkmaya başladı, hükümet bu yangının neresinde diye soruyor?

Seçimlere kaptırmayın kendinizi, bu memleket bizimse, bu işin 27 Nisanı da var.

“Bir gariplik yok mu bu işte?

1)TC de çok şükür Korona yok.

Çok şükür KKTC de yok. KKTC’ ye zaten direkt uçuş yok, TC Sağlık Bakanı mecbur olmadıkça yurt dışına çıkmayın diyor ama demiyor ki KKTC’de temiz, en az Antalya kadar, hatta daha az riskli çünkü direkt uçuş yok.

KKTC den iç siyasetin peşinde kosanlar bir zahmet arayıp ta TC yetkililerinden bunu açıklamasını talep etmiyor???

Bu arada turizmde ana pazar konumundaki TC den bir sürü rezervasyon iptali geliyor.

2)TC BBDK, KKTC’yi yurt dışı listesine alıyor ve taksitli tatil satın almalarına kısıtlama getiriyor.

3)TC KKTC uçuşları iç hat statüsüne alınmıyor vergi yükünün yanı sıra THY ve özel havayolları TC KKTC satışlarında fahiş fiyat uyguluyor.
KKTC ekonomisinin ana sektörü turizmde dibe vurmadan son tehlike canları çalıyor ama;

CB Başkanlığı seçimleri var kimin umurunda!!!”

***

Turizm Bakanı Ünal Üstel acil olarak turizmcilerle toplanmalı…

Dizimizi döveceğimiz günler uzakta değil.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu