Bir, iki, üç, dört ve beş oldu!

Ardı ardına anket sonuçları da ya açıklanıyor ya da kulağımıza fısıldanıyor.

Ülkede birçok kişiyi derdi aylar öncesinde sarmıştı ama…
Anladığınız gibi cumhurbaşkanlığı seçiminden söz ediyoruz.
Evet, nihayet aday sayımız beşe çıktı. Ortaya çıkış sıralarıyla Tufan Erhürman, Kudret Özersay, Ersin Tatar, Erhan Arıklı ve Mustafa Akıncı…
Tabii ki beş adayın beşi da oldukça iddialı.
Ardı ardına anket sonuçları da ya açıklanıyor ya da kulağımıza fısıldanıyor.
Anketlerin şimdilik birleştiği tek nokta, 26 Nisan’daki seçimlerin ikinci tura kalacağı yönünde.
İkinci tura kimler kalacak?
Herkes bu sorunun cevabının peşinde. Aslında “herkes” yazdım ama ülkedeki insanların çoğu daha cumhurbaşkanlığı seçimleri konusuna pek giremedi.
Pahalılık ve olumsuzluklar o kadar başını alıp gitmiş ki cumhurbaşkanlığı seçimi birinci gündem maddesinden oldukça uzakta şimdilik.
İlk izlenim seçimin Kıbrıs’ta çözüm, federasyon isteyenler ile iki devleti savunanlar arasında geçeceğini gösteriyor. Yani bir tarafta Akıncı ve Erhürman öte tarafta Tatar, Özersay ve Arıklı.
Tatarcılarla Özersaycılardan hemen itiraz gelecek, “bizimki de federal çözüm istiyor ama…”
İşte “ama” dediğinizde, öteki tarafa geçersiniz. Arıklı’nın öyle bir derdi yok, katışıksız “Türkiye’ye sıkı sıkı iplerle bağlı önce Türkiye, sonra KKTC’ci”.
2015’te özneyi “Kıbrıslı Türk” yapan aday kazandı.
Bu seçimde sonuç ne olur?
Bunu bu seçimlerde bilmek neredeyse imkânsız gibi. Köprülerin altından çok sular aktı. Hatta bu süreçte ülkeyi birkaç kez seller bile aldı. Ancak, adaylar arasındaki ayrışma çok açık.
Tabii aynı tarafta duran adayların da söylemlerinde büyük farklılıklar var. Tümü de gideceği yolu farklı anlatıyor.
Vatandaş hangisinin yoluna sapacak? Esas soru bu.
Daha en baştan beri, propaganda yerine antipropaganda bombardımanı altındayız.
Birisi kendi adayının nimetlerinden bahsedeceğine rakip olarak gördüğü adayın, adayların neden yanlış tercih olacağını kendince anlatıyor. Hatta siyasi gruplar da buna bol bol çanak tutuyor.
Çıkıp, “Be arkadaşlar size ne rakibin politikasından sizin politikanız nedir?” diye sorulduğunda sus-pus.
Politikasızlık sarmalındaki bir politika yapısı içinde debelenip duruyoruz.
Herkesin çıkış noktası eleştiri, yahu övgü nerde, adayınızı neden seçelim? Cevapsız…
Dinlerler dinlemezler bilemem ama vatandaşa söyleyeceklerinizi başkasının yapmadıkları, yapamadıkları, üzerinden değil, yapacaklarınız üzerinden konumlandırmanızı tavsiye ederim.
Net ve açık olun, kıvırtmayın.
Ne istiyorsunuz?
Kıbrıs sorununda çözüm mü, federasyon mu, KKTC’nin devamı mı, statükonun sürmesi mi, Türkiye’ye bağlanmak mı?
Söyleyin herkes bilsin. Anayola girişi bulunmayan tali yollarda gezinip, toz duman çıkarmayınız. Anayola giriniz ve o yolda peşinizden geleceklerle yolunuza devam ediniz.
Olur olur, olmazsa vatandaşa saygı duyunuz.
Hülle yaparak, vatandaşı aldatarak, yol almaya kalkanlar hep yolda kaldı. Seçim tarihinin çöplüğü dolu.
Benden söylemesi…

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı