Bir ağaçtan on ders

İşte o güzel alıntı Selam olsun.

Tam sayfayı yapmaya oturdum ki kadim dost Prof. Dr. Abdurrahmen Yiğit ‘ten bir ileti geldi.

 

İşte o güzel alıntı Selam olsun.

 

“Bir ağacın gölgesinde, adam felsefe kitabı okuyordu. Sorular üstüne sorular, adamın kafasını karıştırmıştı. Başını kaldırıp ağaca baktı.

 

—”Keşke ağaç olsaydım, hiç düşünmeden yaşasaydım” dedi.

Birden ağaç dile geldi:

 

—”Ben düşünmüyorum belki ama, düşünen insanlara o kadar çok ders verebilirim ki” dedi.

 

Adam heyecanla:

 

—”Seni dinlemek isterim”, dedi.

 

Ağaç konuşmaya başladı:

 

—”At o felsefe kitabını elinden, şimdi bana bak ve beni dinle. Sana on hayat dersi vereceğim”, dedi.

 

Adam heyecanlanarak:

 

—”Tamam” dedi.

 

Ağaç:

 

—”Dinle o zaman”, dedi ve hayat dersini sıralamaya başladı:

1-Ağaç yaş iken eğilir ya da doğrulur. Her şeyin bir zamanı vardır. Hayat, öğrenme sürecidir ama, zamanlaması çok önemlidir. Siz de bilirsiniz ki, “yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez.” “Yaşlı kurda yol öğretilmez.”

2-Düşen ağaca balta vuran çok olur. Onun için hayatta düşmemeye dikkat etmek gerek; güçlüyken gölgene sığınanlar, düşerken baltayı alıp sana koşarlar.

3-Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Her zaman dış düşmandan korkmayın. İç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünüp, size hainlik edecek insanlara dikkat edin. Dişi kıran; pirince en çok benzeyen beyaz taştır.

4-“Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir” (Cemil Meriç). İnsanı geliştiren, mükemmelleştiren zorluklardır. Büyük adamlar, büyük engellerle karşılaşıp onu aştıkları için büyük adam olurlar. Büyük devletler, büyük badireleri atlatarak büyük devlet olurlar. Uçurtma, rüzgâr engelini aşmak için yükseğe çıkar. Engelleri fırsat bilmelisiniz.

5-Bir ağacın kökü ne kadar derinse, boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökleri zayıf olan, büyüklüğü taşıyamaz. Onun için kökünüze sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan ya da yok sayan bir ağaç, ayakta kalabilir mi? Bir ağaç, bütün gücünü kökten alır. Sizin de tarihiniz olmazsa, nasıl geleceğiniz olacak? Tarihinizi yok sayar ya da unutursanız, nasıl geleceği inşa edebilirsiniz?

6-Ağaç yapraklarıyla gürler. Bir insan da ailesiyle, sosyal çevresiyle güzel olur; onlarla tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için sosyal ilişkileriniz önemlidir.

7-Hiçbir ağaç ‘acaba bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım’, diye düşünmez. Kök, gövde ve dallar görevini sessizce ve sabırlıca yapar. Siz de baharın gelmesini bekliyorsanız, görevinizi şamata yapmadan sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.

8-Meyveli ağacı taşlarlar. Bilgili, becerikli, başarılı insanları çekemeyen  çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmaz. Onun için başarılı insanlar atılacak taşlara direnç  gösteremezse, başarılarını sürdüremez.

9-Her ağaç kendi toprağında büyür. Ağaç; ancak uygun toprağı bulması halinde gelişmesini sürdürür. İnsan yetenekleri de öyledir, ağaç; tohumu gibidir. Uygun ortam  bulursa gelişir; yoksa çürür gider.

10-Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimle berabersiniz. Bize hep “odun” gözüyle bakmayın. Biraz da “ibret” gözüyle bakın. Sözü şöyle bitireyim, insanların kulağına küpe olsun: “Her şey bir ağacı sevmekle başlar. Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkımızı dinleyin”.

Adam ağaca yeniden baktı. “Aslında odun olan bu ağaç değil; benmişim meğerse” diye geçirdi içinden.

(Bitkilerle Sohbet adlı  kitapdan)

 

Kitap kokusu

Yakın tanıyanlar ve sürekli okurlarım bilir kitaba olan düşkünlüğümü. Aslında önüne geçemediğim ve de sonu da pek olmayan bu sevginin nereye dayanacağını ben de merak ediyorum. Zaman ,zaman yığılan ,okumak için sıra bekleyen kitaplara gözüm kaydıkça.ve de artık mecburen bir kütüphaneye dönüşmüş giriş katındaki 90 metrekarelik aslında garaj olarak tasarlanıp –inşa edilmiş odamdaki tasnif bekleyen kitapları da gördükçe karamsarlığa da kapılmıyor değilim ..Ama gene de vazgeçemediğim  bir tutku..taa çocukluğuma giden belki de hayattaki tek lüksüm…Şimdilik bahriye tabiri ile “viya böyle..” yani devam diyorum….

Yeni aldığım bir kitabı önce sayfalarını aralar koklarım.O yeni baskının kağıt ve mürekkep kokusu gerçekten başkadır.İşte Deneyimli gazeteci Mustafa K. Erdemol da daha çocukluğunda kokusuna kapılmış kitapların. Büyüdükçe de dört yanını sarmış bu koku, koyu bir okuma tutkusuyla her fırsatta kitapların dünyasına eğilmiş. İyi okur olmanın peşinde, yıllar boyunca tuttuğu notların, biriktirdiği tarihî anekdotların, bizzat kendi tatlı hatıralarının kendine has karışımlarından mürekkep denemeler yer alıyor Kitap Kokusu’nda. Bir nevi kırkambar: Türk ve dünya tarihinden, Doğu ve Batı kültüründen, zamanın farklı noktalarından hepimizin aşina olduğu ya da bazılarımızı şaşırtacak pek çok detay akıp gidiyor sayfalarda. Anlık bir kokunun cezbettiği, aşçıları olduğu kadar oburları da doyuracak, mutlu edecek bir kitap.

“Yazılı kâğıdın neden güzel koktuğunu, o kâğıdı koklamış olmanın bana neden zevk verdiğini hâlâ bilmiyorum. Ama bunun bir bağımlılık olduğunu kabul ediyorum. Matbaa, mürekkep, kâğıt kokusunu sevmenin ne olduğunu herkes anlamayabilir” diyor Erdemol.

Kitabı zevkle okudum .Çoğunu yakından bildiğim kitaplar ve yazarlar hakkında meğer ne kadar çok ilginç ayrıntı varmış.Çoğunun altını çizdim .Ama bir ayrıntıya da çok şaşırdım..Çocukluğumuzun  unutulmaz kitabı” Pal sokağının Çocukları”nı hatırlarsınız .Ünlü Macar Yazar Ferenç Molnar’ ın dünyaca bilinen bir eseri..Yüzyılın başlarında gelişen Budapeşte de oyun alanları olan  arsaları ellerinden alan “kırmızı gömlekliler “ denilen zengin çocuklarına karşı verilen mücadeleyi anlatırdı aklımda kaldığı kadarı ile…Meğerse bu değerli yazar benim çok yakın dostum çoğunuzun da yakından tanıdığı gazeteci kardeşim Oya Gürel ‘in büyük ,büyük dedesi değil miymiş..!!!Hemen Oya’yı aradım ..”Mustafa Kemal in kitabını mı okudun ağabey ? “dedi  ve doğruladı yıllar ,yıllar eskiye giden bu öykünün ayrıntılarını mutlaka ondan da dinleyeceğim.

Kitap Kokusu  bir baş ucu değil ,bir baş içi kitabı…Tebrik etmek için aradığımda Erdemol ‘un bizden biri olduğunu da öğrendim .Değerli eşi Kıbrıslıymış Erdemol ‘un .Selam olsun.

 

 

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı