“Ben mecbur muyum imzalayayım”

Meclis’in dünkü oturumunda Başbakan Tatar’ın İmar Planı üzerinden yaptığı açıklamalar gündeme geldi. “Planı Resmi Gazete’de yayımlamayacağım” açıklamasını yapan Başbakan’ın söylemleri mecliste gerginliğe neden oldu.

14 Ocak 2020 - 11:23

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu dün saat 12.55’te Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay başkanlığında toplandı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda ilk olarak Başkanlığın sunuşlarına yer verildi.

Bu bölümde öneri sahipleri adına Halkın Partisi milletvekili Mesut Genç’in sunduğu “Borç İlişkilerinde Uygulanacak Kuralları Düzenleyen Yasa Önerisi”nin Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere ele alındı.

MANAVOĞLU: AMACIMIZ SÜRECİ HIZLANDIRMAK

Öneri sahibi Mesut Genç’in baba olması nedeniyle oturuma katılamaması nedeniyle onun adına HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu söz alarak yasa önerisi hakkında bilgi verdi.

Manavoğlu, önerinin bankayla borçlu arasındaki ilişkiyi düzenlemenin hedeflediğini dile getirdi. Manavoğlu böyle bir değişiklikle ilgili daha önce Ekonomi Bakanlığı’nda çalışma yapıldığını da söyledi.

Öneri üzerine yerinden söz alan CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe daha önce ilgili bakanlıkta çalışması yürütülen bu önerinin neden iki HP milletvekili tarafından Meclis’in gündemine getirildiğini sordu.

Manavoğlu buradaki amaçlarının süreci hızlandırmak olduğunu belirtti.

Öneri konusunda Genel Kurul’da tartışma çıktı. CTP Milletvekili Salahi Şahiner de söz alarak yasa önerisinde yer alan bazı maddeleri okuyarak maddelerde yer alan oranları eleştirdi.

Manavoğlu önerinin amacının borç alanın neyin altına imza atmasını bilmesi olduğunu dile getirdi.

CTP milletvekili Doğuş Derya da yerinden söz alarak, bütün ülkeyi etkileyecek bir yasa önerisi verildiğinde, bunun gerekçeleriyle hazırlanma şeklinin sorgulanmasının normal olduğunu dile getirdi.

İlgili bakanların bu öneriyle ilgili düşüncelerinin önemli olduğunu dile getiren Derya, bu öneri verilirken ilgili bakanlara danışılması gerektiğini, zaten yıllardır çalışılan böyle bir değişikliğin Bakanlar Kurulu üzerinden gelmesinin doğru yöntem olduğunu anlattı.

ARIKLI: FAİZ YASASI DA BİR İHTİYAÇ

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da söz alarak, böyle bir yasanın hükümetten gelmesini gönül istese de her milletvekilinin yasa önerisi sunma hakkı olduğunu belirtti.

Bunun ciddiyetle ele alınması gereken bir yasa olduğunu söyleyen Arıklı, faiz yasasının da bir ihtiyaç olduğunu kaydetti.

İnsanların “tefeci” mantığıyla işleyen bankaların insafına bırakılmış durumda olduğunu söyleyen Arıklı, Türkiye’de bankalardan borç alan tüketicilerin bilgilendirilme sorumluluğu varken KKTC’de durumun tersi olduğunu dile getirdi.

Bankaların gelirlerinin her geçen yıl arttığını söyleyen Arıklı, “tefeci” mantığıyla çalışan bankalara dur denmesi gerektiğini belirtti.

Bu öneriye evet denmesi gerektiğini dile getiren Arıklı, detayların komitede görüşülmesi gerektiğini anlattı.

TAÇOY: TÜKETİCİNİN KORUNMASI HEDEFLENİYOR

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da bu yasanın 2011-12 yılında yapılan bir çalışmanın devamı olduğunu dile getirdi.

Buradaki amacın bankaların, uygulanacak faiz oranları, masraflar ve diğer oranlar hakkındaki detayları borçlanacak kişilere vermesinin sağlanması olduğunu dile getiren Taçoy, tüketicinin korunmasının hedeflendiğini vurguladı.

TATAR: POPÜLİZM YAPILMAMALI

Başbakan Ersin Tatar da konuyla ilgili söz alarak, ad hoc komite önerisini doğru bulduğunu ifade etti.

Tüketicinin korunmasının önemine işaret eden Tatar, popülizm de yapılmaması gerektiğini kaydetti.

Faiz oranlarını belirleyecek şeyin rekabet olduğunu söyleyen Tatar, Meclis olarak oranlar konusunda bir şey deme durumları olmadığını belirtti.

Tatar, esas olanın sözleşmeler yapılırken “Faiz nedir? Değişken faiz mi? Komisyon nedir?” gibi konuların açıkça ortaya konması olduğunu dile getirdi.

Başbakan Tatar, İngilizlerin edindiği mülklerle ilgili ipotek nedeniyle yaşadığı sorunlara da çözüm bulunması gerektiğine dikkat çekti.

Konuşmaların ardından öneri sahipleri, gelecek hafta görüşülmek üzere ivediliğinin ertelenmesini talep etti. Böylece tezkerenin görüşülmesi haftaya bırakıldı.

Koalisyon ortağı ile fikir ayrılığı oldu

Gazimağusa- Yeniboğaziçi- İskele- İmar planıyla ilgili tartışmaların yaşandığı Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, Resmi Gazete’de yayımlamadığı gerekçesiyle eleştirilen Başbakan Ersin Tatar, sıkıntılı bir süreç yaşandığını, Koalisyon ortağı ile fikir ayrılığı olduğunu ve Başsavcılığa sorduklarını belirterek, “Ne olur yani biraz daha çalışma olursa üstünde. Benim partim biraz daha zaman diyor. Ben de böyle bir yol izlemeye karar verdim” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda daha sonra İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin, Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Genel Kurul’da üçüncü görüşmesine ilişkin tezkeresi okunarak oybirliğiyle kabul edildi.

Ardından İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin Deposunda Tarihi Geçmiş Tonlarca İlacın İmha Edilecek Olmasının Ana Nedenlerinin Ne Olduğu ve Bu Konuda İhmalin Olup Olmadığına İlişkin Meclis Araştırma Komitesi’nin Başkanlığına UBP Milletvekili Özdemir Berova’nın, Başkan Vekilliğine ise CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli’nin getirildiğine ilişkin tezkere okunarak milletvekillerinin bilgisine getirildi.

ÖZYİĞİT: SORUMLUSU HÜKÜMET OLARAK SİZLERSİNİZ

Ardından TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit 62’nci madde tahtında söz alarak emirnameler konusuna değindi.

Özyiğit Gazimağusa- Yeniboğaziçi- İskele- İmar planının yürürlüğe girmemesini eleştirdi.

Bu noktada emirname için son tarih verilmesini de eleştiren Özyiğit, imar planının birleşik kuruldan onaylanmasına rağmen resmi gazetede yayımlanmadığı için yürürlüğe girmediğini, emirnamenin de süresinin dolduğunu dolayısıyla fasıl 96’ya dönüldüğünü belirterek, bunun faturasının kimde olduğunu sordu.

Özyiğit, “Fasıl 96’nın yürürlüğe girmesini fırsat bilen birileri bir takım projeleri yürürlüğe koymaya başladı. Bunun sorumlusu hükümet olarak sizlersiniz” dedi.

Kudret Özersay’a da soru yönelten Özyiğit, Özersay’ın 4’lü koalisyondan etik sorunlar nedeniyle çekildiğini dile getirerek, “Şimdi ortada rant var buna ne diyeceksiniz” diye sordu.

ERHÜRMAN: KAOSUN İÇİNDEN NASIL ÇIKILACAK?

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman da aynı konuyla ilgili 62’nci madde tahtında söz alarak,  imar planı çalışmasının 4’lü koalisyon döneminde başlatıldığını hatırlattı.

“Eğer hükümetin UBP kanadı bu süreçte teknik sorunlar görüyorsa neden süreç içinde bu sorunlar çözülmedi” diye soran Erhürman, emirnamenin süresinin dolduğuna da işaret etti.

İçişleri Bakanı’nın geçen hafta hükümetin bu konuda hem fikir olduğunu söylediğini anımsatan Erhürman, Başbakan’ın İçişleri Bakanı’nın çalışmalarında hukuki ve teknik sıkıntılar gördüğünü söyledi.

Erhürman, “Madem böyle sorunlar vardı niye İçişleri Bakanı ile istişare edilip yolda gidilirken müdahale edilmedi. Birleşik Kurula hukuken bir daha gidemez. Yaratılan kaosun içinden nasıl çıkılacak” diye sordu.

Gelinen aşamada ne olacağının bilinmediğini ifade eden Erhürman, resmi gazetede yayımlamayacağını söyleyen Başbakan’ın ne yapacağını anlatmasını istedi.

Erhürman, bu tavırla ülkede artık kimsenin imar planı çalışması yapmayacağını kaydetti.

TATAR: BEN MECBUR MUYUM İMZALAYAYIM?

Başbakan Ersin Tatar da, bunun son derece önemli bir konu olduğunu dile getirdi. Çok sıkıntılı bir süreç yaşandığını söyleyen Tatar, bu nedenle ilgili bakanı tenzih ettiğini dile getirdi.

Bunun çok teknik, çok kapsamlı bir iş olduğunu, teknik adamların kendisine tavsiyesinin bu imar çalışmalarının ayrı ayrı yapılması gerektiği yönünde olduğunu dile getiren Tatar, bölgede 23 bin konutun onaylandığını belirtti.

Tatar, “Ben mecbur muyum imzalayayım. Günün sonunda tüm tarafları dinledim. Koalisyon ortağı ile fikir ayrılığı oldu. Başsavcılığa sorduk. 23 bin konut ve benim vatandaşım kendi arazisinin ne olacağı belli değil, çok detaylar var. Çevreyi koruyacağız ama bölge bu kadar yapıyı kaldıracak mı? Bir bakalım dedik” dedi.

“BENİM PARTİM ‘BİRAZ DAHA ZAMAN’ DİYOR”

Tatar, “Ne olur yani biraz daha çalışma olursa üstünde. Benim partim biraz daha zaman diyor. Ben de böyle bir yol izlemeye karar verdim. Biz de imar planı isterik ama bu kadar fikir ayrılığı olan bir ortamda tekrar düzenlenmesi algısı oldu. Demokraside çareler tükenmez” ifadelerine yer verdi.

ERHÜRMAN: ÜLKEYİ BU NOKTAYA GETİRMEYE KİMİN HAKKI VAR?

Yeniden söz alan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, hükümetlerden beklenenin kendi içlerinde fikir ayrılığı olsa da gerekli süreler içinde bu pürüzleri giderip ülkeyi kaosa sokmamak olduğunu kaydetti.

Erhürman, “Başsavcılıktan görüş gelmedi. Ülkeyi bu noktaya getirmeyi kimin hakkı var” dedi.

Erhürman neye karar verilirse verilsin konunun öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Erhürman’ın konuşması sırasında yerinden söz alan UBP Milletvekili Ersan Saner’le aralarında tartışma yaşandı.

“Polis teşkilatı rahatlayacak”

Konuşmaların ardından Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri) (Değişiklik) Yasa Tasarısı ele alınmaya başlandı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Başkanı, HP Milletvekili Jale Refik Rogers, tasarıya ilişkin raporu sunuşta yaptığı konuşmada, mevcut durumda yapılabilecek en iyisi olduğunu düşündükleri bir değişiklik yapıldığını getirdi.

Kısa süre önce yapılan işe alımların teşkilatı az da olsa rahatlatacağını ancak yine de birçok eksiklik ve sorun olduğunu dile getiren Rogers, terfiler konusunda mahkemeye taşınan olayın da bazı kadro sıkıntıları yarattığını kaydetti.

Terfilerle son yıllarda yaşanan sorunların şu anda yaşanan aksaklıkların sebebi olduğunu belirten Rogers, buna örnek olarak PGM 1’inci ve 2’nci yardımcılıklarının, mevcut yardımcıların emekliliğiyle birlikte boş kalmasını gösterdi.

Rogers, değişikliğin komiteden oybirliği ile geçtiğini kaydetti.

ARIKLI: GETİRİN HEP BERABER ÇÖZELİM

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da, polis teşkilatının sadece boş olan “Polis Müdür Muavinleri” için değil de, genel bir düzenleme istemesini arzu ettiklerini ifade ederek, polis teşkilatının tek sıkıntısının bu olmadığını söyledi.

Polisin sorununu meclisin çözmesi gerektiğini ifade eden Arıklı, pansuman nitelikli çözümlerle bir yere varılamayacağını kaydetti.

Arıklı, 100 yeni polisle 900 kusurluk açığın kapanmayacağına işaret ederek, köklü çözümlere ihtiyaç duyulduğunu ve polisin, asli görevlerini yapar hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Hükümetlerin bu iradeyi ortaya koymak yerine, palyatif yasa tasarılarını gündeme getirdiğini iddia eden Arıklı, “Polisin sorunlarını getirin de hep beraber çözelim” dedi.

ANGOLEMLİ: AÇIK 100 POLİS ALARAK KAPANMAZ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de, devletin başta gelen görevlerinden birinin güvenliği sağlamak olduğunu hatırlatarak, ülkede polis olmamasının kaos anlamına geldiğini kaydetti.

Polis örgütünün sayı bakımından çok yetersiz olduğunu ifade eden Angolemli, artan nüfusla kriminal olayların çoğalmasının polis yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi.

Angolemli, polis açığının 100 polis alarak kapanamayacağını belirterek, polis teşkilatında şu anda olan polis kadar yeni polis alınması gerektiğini vurguladı.

Konuşmaların ardından Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri) (Değişiklik) Yasa Tasarısı oylandı ve oybirliğiyle kabul edildi.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı