Ben hainim şerefimle!

Garantilere de, Rumların faşizmine de, Türkiye’nin bizi çatır çayır kullanmasına da hayır! Hainsem, eyvallah! Hainim şerefimle! Size de maşallah!

11 Eylül 2019 - 11:00

Hasan Sertoğlu ile sohbet ettik dün sabah.

Kanal T’deki programda.

***

Kıbrıs Cumhuriyeti Ulusal Futbol Takımı San Marino’yu 4-0 yendi bir önceki akşam.

Sertoğlu’nun adını neredeyse “hain Hasan”a çıkaracaklardı; Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarını istedi diye.

Gençler top oynasındı derdi!

Oynayamadılar!

Neden?

Öyle bir hakkımı aranmamalıydı, öyle hak olamazdı, çünkü bizim ayrı devletimiz vardı!

***

Ama Sertoğlu hatırlattı; “şimdi doğal gazdan hak talep ediyorlar!”.

Ve Sertoğlu vurguladı; dedi ki; “Bizi ne onlar istiyor ne de bunlar!”

Ne Rum tarafı, ne de Türkiye!

Kaldık ortada!

Korkudan, Atatürkçü’ler, sorsanız, “Mustafa Kemaaaaal; bu ismi bir yerden biliyorum” falan diyecek!

Oradayız!

Eskinin tüm UBP’lileri, o kadar korkuyor ki, “gık” diyemiyor.

***

Sol mu?

CTP ve TDP mi?

Geçiniz!

***

Kimse kimseyi kandırmasın!

Efendim “garanti istemeyen haindir” dedi Çavuşoğlu!

Nazım olan değil, Mevlüt olan!

Bir kaç örgütümüz ve AKEL dışında tepki veren yok!

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, tepki verir gibi yaptı!

CTP, tısssss!

***

Daha da ileri gitti başka eski Atatürkçü arkadaşlar, “garantilere karşı olan Kıbrıslı Türk değildir” diyerek.

***

Garantilere de, Rumların faşizmine de, Türkiye’nin bizi çatır çayır kullanmasına da hayır!

Hainsem, eyvallah!

Hainim şerefimle!

Size de maşallah!

***

Türkiye’nin geçtim siyasi baskıcılığını, patronluğunu, ağalığını; Türkiye’nin mafyasına bile ses çıkarmayanlar, maşallah!

Asıl ihanet; topluma yalan söylemektir!

Güvenlik ve Garantilerin belirlendiği anlaşmayla, Mevlüt Çavuşoğlu’nun “ihanet” açıklaması arasında zerre kadar hukuki bağ yoktur!

Terörü bahane edip, Mardin’de, Diyarbakır’da, Van’da “seçilmiş” belediye başkanlarını görevden almak ve yerlerine başkalarını atamak, demokrasiye ihanettir.

Kıbrıs sorununun hangi yönde, nasıl ilerleyeceğine karar verip, bunu açıkça dile getirmek, KKTC’nin ayrı devlet olduğu iddiasına hakarettir.

Serhat “psefto” dediğinde kızıyorsunuz, Çavuşoğlu “psefto” olduğunuzu yüzünüze vuruyor; “gık” demiyorsunuz!

Bu da ayıptır!

Bu yaptığınız iki yüzlülüktür!

***

Türkiye’nin Kıbrıs’ta çıkarlarının, hedeflerinin olması, vicdani bir meseledir.

Ama hukuki bir mesele olması, zorlamayladır.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz veya Kıbrıs adası üzerindeki her türlü “hak” iddiasına saygı duyarım ama “o hak yoktur” denildiğinde kızılmasına anlam veremem!

Bu da iki yüzlülüktür!

Doğulu olmaktır, demokrasiyi özümseyememektir!

***

Türkiye, Kıbrıslı Türkleri veya Kıbrıs’ta yaşayan Türkleri, “Rumlar her an öldürebilir” diye koruyacaksa; bunu yapması için ülkeye nüfus ve asker yığmasına da gerek yoktur.

***

Evet, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Kıbrıs adası üzerinde hedefleri, emelleri olabilir. Ama Kıbrıs adası üzerinde doğup büyüyenlerin de bu emel ve hedeflere karşı durma hakları vardır.

***

Sabaha kadar yazarız.

Sabaha kadar tartışırız.

Oysa, orta yolu bulup anlaşmaktır doğru olan!

Kimseye talimat vermeden!

Yalan söylemeden!

***

Mesela alın size bir yalan!

Türkiye’de gidin sokaktaki 80 milyon içerisinden dilediğiniz vatandaşa sorun, Kıbrıs’ta toprak sahibinin Türkiye olduğuna inanır insanlar.

Oysa, Kıbrıs Adası üzerinde, tapulu malların yüzde 18’i bile Kıbrıslı Türklere ait değildir.

Türkiye’ye ait toprak, belki Lefkoşa’daki Büyükelçilik arazisi ile Çatalköy’de, Hz. Ömer Tekkesi yanındaki yazlıktır.

Bunu çıkıp söyleyin, CHP’den MHP’ye, AKP’den İP’ye ebenizin hatırını sormayan kalmaz!

***

750 milyon TL’ nerede?

Alın size bir yalan daha!

Öyle bir para yoktur.

Öyle bir para olmadığını Başbakan da bakanlar da biliyor, bürokratlar da!

Ama “gık” diyemiyorlar!

Korkuyor herkes; korkutulmuşlar!

Düşünün ki, Kıbrıs’ta şu anda iktidarda büyük ortak olan UBP, “Atatürk” demeye çekiniyor.

Türkiye’deki iktidardan korkuyor!

Senelerce ağızlarından düşürmedikleri Atatürk’ü unuttular!

Tekrar tekrar yazıyorum evet ve yazmaya da devam edeceğim!

***

Bir yalan furyası içerisinde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki egemenliği için çalışan çalışır; çalışmayan haindir!

Kıbrıslı iş insanları çatır çatır batırılıyor.

Batırılmaya da devam edilecek.

Bu bir komplo teorisi değildir.

İsterseniz yazının burasını akıllı telefonunuzla fotoğraflayıp, saklayın, yine konuşacağız.

***

Tek kurtuluş, çözümdür.

Çözüm, Türkiye’nin zararına değildir.

Ama daha fazla karına da olmayacaktır.

Askeri üssünü alacaksa alacak; istemezse, güle güle gidecektir; Rumlar da bizi kesecekse; kesecektir!

Kaldı ki, mevcut sistemde kesmelerine de gerek yoktur çünkü bu iş bu şekliyle devam ederse, çok kısa bir süre sonra Kıbrıslı Türk toplumu, kendiliğinden bitecektir.

***

En başa dönelim.

Garanti ve güvenlik!

Neyin garantisi?

İngiliz Egemen Üsleri’nin mi yoksa Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mi?

Türkiye, Kıbrıs’ta, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörüdür. Toplumun garantörü değildir.

Türkiye, Kıbrıs’ta, İngiliz Egemen Üsleri’nin de garantörüdür, her hangi bir topluluğun değil.

***

Biliyor musunuz?

Asıl ihanet; topluma yalan söylemektir!

Asıl ihanet, tüm gerçekleri gördüğünüz halde, susmanızdır!

***

Kıbrıs sorunu çözülmelidir.

Ve Türkiye, hakkı varsa, pazarlığını yapmalıdır.

Ama hakkı yoksa, “Rumlar eşitliğimizi kabul etmiyor” diyerek, çözümü tıkamanın anlamı yoktur.

Veya, buyurursunuz, referandum yaparsınız, KKTC’yi kendinize bağlarsınız!

Varsa gücünüz neden denemiyorsunuz!

Herkes de gideceği yolu bilir!

Shanina Shaik

Shanina Shaik… Yunanistan’ın Mykonos adasında, mayo çekimleri sırasında görüntülendi. 28 yaşındaki Avustralyalı süper model, her zamanki gibi çok güzeldi.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı