Bayrak sorunu: Ulusal değerleri aşağılamak uzlaşmayı değil; çatışmayı artırır!

Milliyetçi değerleri aşağılamak milliyetçi çatışmaları önlemez, artırır! Etnik çatışmalara çözüm için milliyetçi değer ve sembollere saygı esastır.

20 Eylül 2019 - 11:00

Tümay Tuğyan, Yenidüzen’deki köşesinde, “On yıllardır müzakere masalarında mağdur edebiyatıyla sürdürdüğünüz çıkar çatışmalarından başınızı kaldırıp da esas mağduriyetlere kör ve sağır kaldığınız için özür dileyin. Öldürülenlerin, malları gasp edilenlerin, gelecekleri yok edilenlerin affını isteyin” diyerek Türk tarafından birilerini özür dilemeye çağırıyor.

Ali Baturay; “Türk Türk’e yapmadığını bırakmıyor da 16 yaşındaki bir Rum bayrak çaldı diye yer yerinden mi oynuyor, üstelik de pişman olup özür dilediği ve çaldıklarını iade ettiği halde” diye hesap soruyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı ise çalınan ve daha sonra yakıldığı anlaşılan bayrağın yerine bir yenisini okul müdürüne “iade” veya “tevdi” ediyor.

BAYRAK FETİŞİZMİ

Bayrak veya diğer ulusal sembollerle ile ilgili tartışmalar kolay tartışmalar değildir. Kimisi bayrağa uzanan eller kırılsın” der ve bu tür sembollere yönelik hareketleri en ağır suç sayarken, kimileri bu sembolleri küçümser ve karşı hareketleri önemsememeyi tercih eder.

Bu zorluk veya duyarlılık dini inanışlar için de geçerlidir. Dini inançları olmayan bir insan olsanız bile dini değerlerini aşağılama hakkına sahip değilsiniz.

Bu gibi ulusal ve dini değerleri aşağılamanın büyük tepkilere ve hatta farklı gruplar arasında sert çatışmalara neden olacağı bilindiğinden bu gibi hareket veya hakaretler suç sayılmakta ve çatışmalar bu yolla engellenmek istenmektedir.

Bu nedenle, bayrak veya diğer ulusal semboller konusunda gösterilen hassasiyeti, şahsi inanç ve tutumunuz öyle olmasa bile küçümsememek gerekir. Bu tür bir tartışmayı kamuya açık bir şekilde sürdürecekseniz, genel olarak halkın ve farklı grupların hissiyatını dikkate almak zorundasınız… Tersi, çatışmayı körükleyen sorumsuzca bir davranış olacaktır.

SORUNUN KAYNAĞI

Akdoğan’da yaşanan sorunu Kıbrıs’ta yaşadığımız tarihi sorunla ilişkilendirmek zorundayız. Kıbrıslı Rumlar, Ada’yı tamamıyla kendilerine ait görmekte, 1974’ten önce Kıbrıs’ta yaşayan Türkleri istemeyerek de olsa kabullenirken 1974 sonrasındaki siyasi ve demografik gelişmeleri geri döndürmek için mücadele etmektedirler. Kıbrıslı Rum gençler, bu temel tez ve hedefler doğrultusunda yetiştiriliyor. Davalarının daha uzun yıllar boyunca etkili bir şekilde savunulabilmesi için eğitim sistemlerini buna göre şekillendirmeye önem veriyorlar.

Bugün Kıbrıs’ta yaşanan sorunların da ve Akdoğan’da yaşanan sorunun da kaynağı budur.

YORUMLARIN AMACI

Bunlar bilinen şeyler…

Akdoğan’daki olay sonrasında, bu gerçeklerin ve Ada’da yaşanan sorunlara olan katkısının önemini azaltacak değerlendirmeler yapmanın amacı ne olabilir?

Böylece Rumları anlayabildiğinizi mi; yoksa Türk tarafının zaten “haksız ve saldırgan” taraf olduğunu mu anlatmaya çalışıyorsunuz? Her türlü olayı Türk tarafının haksızlığını kanıtlamak için kullanma gayretkeşliğinin amacı, Rum tezlerinin kutsanması değilse nedir?

Bu tür değerlendirmelerde bulunanlar, dahil oldukları varsayılan siyasi gruplara güvensizlik duyulmasından başka bir sonuca yardımcı olmadıklarını bilmiyorlar mı?

Cumhurbaşkanı, iade edilip edilmediği belli olmayan bayrağın yerine başka bir bayrağı öperek okul müdürüne teslim etti ama ne milliyetçilere yaranabildi, ne de milliyetçi olmayanlara… O’nun maksadı neydi; ne düşünmüş olabilir?

Kıbrıs’ta milliyetçiliğin etkilerinin ne olduğunu biliyorum ama bu soruların yanıtlarını bilmiyorum!

ÇÖZÜME KATKI

Kıbrıs sorunu, adayı sadece kendilerine ait gören “büyük Rum ulusçuluğu”nun yarattığı bir sorundur. Türk milliyetçiliği, daha sonra bile olsa bu sorunun önemli bir bileşeni haline gelmiştir.

Çözümü, bir tarafın kendi milliyetçiliğinden vazgeçerek diğer tarafa teslim olmasında arayamayız. Milliyetçi çatışmaların çözümüne katkı için uydurulan hayallerin işe yaradığını gösteren bir örneğe ise şimdiye kadar rastlanmamıştır. Bu tür sorunlar çözülecekse, milliyetçi duygular ile dolup taşan insanlara ve onların mücadelesine saygı duyularak, bölge gerçeklerine uygun yeni bir denge yaratılmasıyla çözülecektir.

ÖPÜLEN BAYRAK:  Akıncı’nın Akdoğan İlkokulu’ndan çalınan bayrak yerine bir başka bayrağı okul müdürüne teslim etmesi milliyetçilerin tepkisine neden oldu. Milliyetçi olmayanlar ise bayrağın öpülmesine tepkili… Bu çelişkili tepkiler milli hislerle uğraşmanın zorluklarını da anlatmış oluyor.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı