Başlık yok, “Acı” var sadece!

Hani geldi mi her şey üst üste gelir denir ya, öyle bir hafta geçirdik.

2 Mart 2020 - 11:44

 Bu haftaki yazımda tarihte 2 Mart’taki önemli olayları işlemek niyetindeydim ama geçtiğimiz hafta üst üste yaşanan acı olaylar hedefimi farklı yöne çevirmeme sebep oldu. 2 Mart ne alâka diye soracak olursanız, yazımın sonunda ya da devamı haftaya diyerekten benim için önemini belirteceğim elbette.

Hani geldi mi her şey üst üste gelir denir ya, öyle bir hafta geçirdik.

*Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Kardiyoloji bölümünde çıkan yangın.

Yangına neyin ya da nelerin sebep olduğu hâlâ öğrenilmiş değil. Ümit ederim ki en kısa zamanda hep birlikte öğreniriz. Bunun yanında bir üniversitenin kurucu rektöründen ve adı geçmeyen birçok sağlık kurumundan destekler yağıp, hastaneler Nalbantoğlu hastalarına kapılarını açtı. (Bir hemşire arkadaşım, geçen gün sosyal hesabından yapılan hizmetlerinin büyük sektörler(!) yanında görmezden gelinmesine isyan ediyordu. Haksız mı? Yine kapitalizm adını konuşturuyor. Bir teşekkürü fazlasıyla hak ediyorlar. Ben kendi adıma ve sizlerin adına Deniz Hemşire ve çalıştığı kuruma sonsuz teşekkürler ederim. Hemşirelerimiz ve doktorlarımız iyi ki varlar. Dünyanın en büyük sorumluluğunu aldıkları yetmezmiş gibi en zor işini de onlar yapıyorlar. Geceleri ve gündüzleri yoktur. Onlara ne kadar şükran duysak azdır.)

KKTC halkının en sevdiğim özelliği; ne kadar fikir ayrılığı yaşasalar da en zor dönemde birlik olmayı bilirler.  Bu siyasi alanlarında da böyledir. KKTC halkı candır ve samimidir. Yardımda ilk önde koşanlardır. Aralarında etiket ve sınıf ayrımı yoktur. Üç Silahşörler ve Dartaryan’ın, “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” repliği tam da KKTC halkına uyarlanmıştır desem hiç de abartı olmaz. Yangından dolayı hayatını kaybedenlere rahmet diler, yakınlarına sabırlar dilerim.

Adıyaman’daki dağ keçilerimizi katletmek için o kadar yolları arşınlayıp Amerika’dan gelen zalim karı-koca ve bu katliam için 100 bin lira gibi bir bedel ödemelerinin yanında kıydıkları masum can ile zafer kazanmış gibi verdikleri pozlar.

Bu zalimliğe nasıl müsaade ettin, Adıyaman? Ekinlere zarar veriyorlar gibi bahanelerle vicdansızlığınızı örtemezsiniz! O keçiler çevreye senin kadar zarar vermiyorlar. Seni de mi avlayalım? Kutsalların kendi yaşam alanlarında öldürülmelerine müsaade edenler de en az o katil avcılar kadar zalimdir. Korumanız gerekirken iki tane dağ keçisini Kapitalizme feda ettiniz. Vicdanlarınız rahatsa söyleyecek söz yok. Bırakalım da karma işini yapsın o halde.

İdlib’te sayısını net bilmediğimiz ve asla öğrenemeyeceğimiz şehit düşen evlatlarımız…

Birkaç güne varmadan hayat hepimiz için normale dönerken o “BİRKAÇ” şehidimizin evlerinde hayat asla normale dönmeyecek. Hem sayının ne önemi var? Bir şehit demek; sen demek, ben demek, koca bir ulus demek. Ne güzel diyor İlber Ortaylı: “Evlat senin değilse, ne kolaydır feda etmek”

Soru: Aslanlar gibi hayatının baharındaki bu evlatlar neye feda ediliyor?

Cevap: EMPERYALİST VE KAPİTALİST DÜZENE!

Emperyalizm, Kapitalizmin En son Aşaması”

Bolşevik Lider Vladimir Lenin’e göre emperyalizm, kapitalizmin tekelci aşaması olup bu tanım kapsamında beş özelliği vardır;

1 – Üretimde ve bu üretim sonucu oluşan sermayede görülen birikim öyle yüksek bir gelişme seviyesine ulaşmıştır ki, yaşam koşullarında ve ekonomik hayatta belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratmıştır.

2 – Banka sermayesi, sanayi sermayesiyle iç içe geçmiş ve ekonomik bir oligarşi ortaya çıkmıştır.

3- Ticari mal ihracından ayrı olarak, sermaye ihracı da olağanüstü bir önem kazanmıştır.

4- Dünyayı paylaşan uluslararası kapitalist ortaklar ve devletler kurulmuştur.

5 – En büyük kapitalist güçlerce dünyanın toprak paylaşımı tamamlanmıştır.

Lenin şöyle devam eder;

“Egemen devlet, kendi egemen sınıfını zenginleştirmek ve alt sınıflarına rüşvet kabilinden sus payı vermek için, eyaletleri, sömürgeleri ve bağımlı ülkeleri sömürmektedir. İşçi önderleriyle işçi aristokrasisini satın almayı mümkün kılacak ve proletaryanın üst katmanını alt katmanından sistemli biçimde ayırmaya yarayacak olan böylesi bir rüşvet, hangi biçimde olursa olsun, ekonomik açıdan yüksek tekel kârları gerektirecektir.”

Kaynakça: Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşamasıdır – Vladimir Lenin

Yine soruyorum; Egemen Devlet kim, alt sınıf kim?

Bir daha böyle acı durumlara maruz kalmamanı dilerim KKTC’m.

Sana hem vicdan zenginliği, hem de para uğruna bir daha hiçbir savunmasız canı feda etmemeni dilerim, Adıyaman.

Sana kelimeler kifayetsiz şehidim…

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı