Başbakan Ersin Tatar’a…

Türkiye’den gönül rahatlığı ile Adamıza turist gelebilir, deyin…

11 Mart 2020 - 11:30

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bir gün ara verin, Turizm Bakanı, Sağlık Bakanı ve tüm, turizm sektörüne sadece bir gününüzü ayırın ve deyin ki;

Kuzey Kıbrıs’ta korona virüsü yoktur.

Türkiye’den gönül rahatlığı ile Adamıza turist gelebilir, deyin…

Çok acil bir kriz masası oluşturmalısınız.

Dün öğrendiğime göre, Türkiye Sağlık Bakanı zorunlu olmadıkça yurt dışına çıkmayın çağrısı karşısında birçok Kıbrıs’taki rezervasyonlar iptal edilmiş.

Yakın günlerde ciddi bir Koç gurubunun konferans turu bu nedenle iptal olanlar arasında…

Kıbrıs’ın dış ülke olarak algılanmasını önlemeniz gerekiyor.

Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da, Türkiye kamuoyuna bu güveni telkin etmesini sağlamanız en önemli önceliğiniz olmalı.

Böylesi önemli bir konuda Turizm Bakanını ve Sağlık Bakanını yalnız bırakmayın. Tüm Turizm sektörünün Başbakan olarak sizin vereceğiniz mesajlara ihtiyacı var.

Tekrar anlatıyorum…

Yangından çıkan Devlet Hastanesinin sigortası, poliçesi var mı meselesi…

Üzerime vazife edinmedim ancak 17 yıllık sigortacı olarak tekrar bu konuyu anlatmak ihtiyacını hissediyorum, çünkü hala daha, “madem sigortalıdır Hastane, neden yardım toplanıyor” diyenler, beni benden alıyor.

Devlet, her kurumunu, binasını, araçlarını, aklınıza gelebilecek her türlü emtiasını ihale usulü sigortalamak zorundadır.

Hastanemizde, ihaleyi kazanmış olan Mapfree Sigorta şirketine sigortalanmıştır.

Her sigorta şirketi kendi riskini büyük Sigorta Şirketlerine satar, yani riski paylaşır. Bu şirketlere reasürans şirketi diyoruz.

Adamızda son birkaç yıla kadar reasürans şirketi olamadığı için, Türkiye ve Dünyadan önemli şirketlere reasürans yaptırıyorduk.

Son üç yıldır Capital Bank bünyesinde, Capital Reasürans Şirketi kuruldu.

Bazı Sigorta Şirketleri reasüranslarını bu şirkete yaptırmayı tercih ettiler.

Mapfree’de bu şirketlerden birisi.

Yani işin gerçeği şu;

Devlet Hastanesinin gerçek zararının büyük bölümünü, riski satın alan Capital Reasürans şirketi ödeyecek.

O nedenle herkes Türkiye’den eksper getirdi.

Sigorta Şirketleri Maliye Bakanlığına ait Para Kambiyo İnkişaf Dairesine bağlıdır.

Öncelikle bu dairenin başında bulunan Şifa Hanım, mevcut sigortayı incelemeli ve Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu ile Sigorta Şirketinin hemen gereğinin yapmasını sağlamalılar.

Devlet ciddiyeti bunu gerektirir.

Sigorta Şirketinin gidip, “isten” kararan duvarları boyaması gayri ciddi bir olaydır, ancak samimidir.

***

Şimdi bunları anlattığıma göre gelelim sigortanın kapsama alanına…

Sigorta Poliçesini görmemekle birlikte hem Sağlık Bakanı Ali Pilli’den aldığım bilgiye göre, hem de Mapfree Sigorta Şirketi Sahibi arkadaşım Alişan Oşan’dan aldığım bilgiye istinaden şunu söyleyebilirim, Hastanemizdeki tüm cihazlar ve elektronik aletler poliçeye dâhil edilmiş.

Yani yeni alınan bir cihaz bile sonradan sigortaya ilavesi yapılmış…

Tüm bunlar olmayabilirdi de…

Önümüze bu tür gözden kaçan çok vaka geliyor.

Şimdi, tüm mesele burada işte;

Sizin poliçeye sigortaladığınız, x cihaz örneğin, 10 yıllık kullanılmışlığı olsun ve değeri de 100 bin TL olsun…

Sigorta Şirketi bu alet yandı diye size sıfır cihaz alıp koymaz yerine.

Ne yapar?

On yıllık x cihazın ya karşılığı parayı öder, ya da size ikinci el bir cihaz alır verir.

Yani şöyle de diyebiliriz…

Arabanız 9 yıllık Mazda Demio olsun. Değeri de 7 bin STG olsun…

Kaza yaptınız ve aracınız kullanılmaz halde yani pert.

Sigorta size çıkarıp sıfır Mazda Demio vermez.

Poliçede yazılı olan 7 bin STG verir.

Şimdi Sigortanın kapsamında bu cihazların değeri ne kadar yazılmışsa şirket bunu ödemekle mükelleftir.

Devlet bu aletlerin yenisini almak durumunda kalacağından aradaki farkı yardım kampanyası yaparak toplamayı hedefliyor.

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi 10 yıllık x cihazın değeri 100 bin TL ise ve sigorta da yazılı rakam bu ise, aynı cihazın sıfırı 200 bin TL ise Devletin bu arada ki 100 bin TL’yi nereden bulacağıdır soru…

Bu nedenle Sigorta Şirketi Mapfree’nin çok acil hasar tespitini sonuçlandırıp devlete ödemesini yapması gerekir.

Bu konuda da Maliye Bakanı ve Sigorta Şirketlerinin bağlı olduğu Para Kambiyo Dairesi acilen gereğini yapmalıdır.

Sağlık bir insanın alabileceği en acil, en değerli, en güvenilir olması gereken bir hizmettir.

Bu olay Sigorta Şirketlerinin ve Capital Reasürans Şirketinin bir sınavı olacaktır.

 

Zaman, illa da Federasyonlu çözüm diyenlerin aleyhine çalışıyor

Lokmacı bakalım daha nelere gebe…

Yapılan biber gazlı Rum polisinin hunharca eylemine bir yenisi de dün BM’den geldi.

Lokmacıda, sınırımızdaki, geçiş alanına girişi yasaklamaya çalışan BM askerleri, polisimizi hizaya sokmak isterken polisimizin onları hizaya getirmesi, sanırım benim değil toplum olarak hepimizin takdirini kazandı.

Görevli tüm polislerimizi gururla selamlıyorum.

***

Dün Metehan sınır kapısından geçen bir Rum, kendilerine broşür dağıtan Sağlık Bakanlığı çalışanlarına, “No coronavirus, Anastasiadis is virus“ demiş.

Umarım bunu yüzüne söyleyen bir Rum da çıkmıştır.

***

Ben iyi niyetimi koruyorum kapalı kapıları, sadece korana virüsü nedeniyle alınan bir önlem iddiamı devam ettiriyorum.

Dün Güneyde iki kişide korona virüsü tespit edildi.

Yapılan testler pozitif çıktı.

Önümüzdeki günler farklı kararlara gebedir gibi…

***

Gelelim yeniden Bay Aanastasiadis’e…

Bunca kargaşanın içinde Anastasiadis ne yapmak istiyor?

Avrupa sınırlarından, AB ülkesi olarak, o da sorumluymuş diyerek Türkiye-Yunanistan sınırına güvenlik gücü göndermek istemesi ve isteğinin Yunanistan tarafından kabul edilmesi ayrı ve yeni bir sayfa açtı önümüze…

Kendisini, Türkiye – Yunanistan sınırında müdahale ve güç odağı görecek kadar, hatta güvenlik nedeniyle Türkiye ile bir çatışmaya girecek kadar kendisinde hak, cesaret gören bir Anastasiadis var artık.

Federasyonlu bir hayatın güncel konularını dahi paylaşmadan tek başına, kendince gerekçeler göstererek hayata koyan bir Lider nasıl olacakta, Kıbrıs’ta artık Türklerde ortak devletin hak sahibidirler diyebilecek.

Kıbrıs meselesinde boşa kürek çekiyoruz.

Halk tüm bu olup bitenleri gördükçe solun duygusal paradigmasından uzaklaşıyor.

Federasyonlu bir çözümde Türkiye’nin Ada’dan tamamen çekildiği bir Kıbrıs’ta, en basit haliyle, dünkü Lokmacıda ki BM’nin yaptırımları karşısında hangi güçle karşı durabileceğiz.

İçimizde, BM’nin Rumlarla bir anlaşmazlıkta, Kıbrıs Türkünü koruyacağını düşünen var mı, diye basit bir sorunun cevabını, sol Federasyonlu Çözüm öncüsü olan Cumhurbaşkanı adaylarımızın cevaplaması gerekmektedir.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı