Avrupa Birliği Ligi Projesi

Birkaç spor sosyoloğu, sporun kimyasını bozanlara karşı’duradursun, atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti bile.

29 Ocak 2020 - 12:06

‘Ne kadar ekmek, o kadar köfte’ ekseninde dönen vahşi bir dünyada yaşıyoruz mâlum. Sporda da ‘Her ne pahasına olursa olsun kazanmalıyım ve de egemen olmalıyım’ merkezli bir düşünce hâkim artık.

Müşterek bahisçiler bir yandan, TV yayımcı kuruluşları ise diğer bir taraftan spora kızarmış ekmek arası eriyen kaşar peyniri muamelesi yapmaya devam ediyorlar. Onlar da haklı. 3,5 milyar insanın direkt ilgilendiği birinci sektör olan spor ve onun efendileri; bırakın futbolun kimyasını bozmayı, hâlihazırda ‘taciz, tahriş hatta ve hatta tecavüz’ işlemini sırasıyla işleme koydular bile.

Birkaç spor sosyoloğu, sporun kimyasını bozanlara karşı’duradursun, atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti bile. Spora; “Vefa nedir?” diye sorsalar, eminiz “sadece İstanbul’da bir semt adı” derdi diye düşünüyoruz garibimin ağzı olsa da konuşsaydı. Sporun esasoğlanı futbolda da durum hâliyle aynı.

Dünya futbol ekonomisi üzerine düzenli araştırmalar yapan Deloitte adlı denetim şirketi, 2019 yılı için ulaştığı verileri geçtiğimiz hafta açıkladı. Dünya futbolunun en zengin 20 kulübü; 2018-19 sezonu gelirlerinde %8 oranında büyüme kaydetmişler. Deloitte tarafından açıklanan “Dokunulmazlar: Futbol Para Ligi” raporuna göre, sırasıyla Barcelona 1’inci, Real 2’nci ve Manchester United 3’üncü sırada yer aldı. İngiliz Manchester City kulübü ise 20’inci sıradan 7’inci sıraya yükselerek şimdiye kadarki en iyi derecesini elde etti. Eee, zengin Arapların eline geçen Manchester City kulübü bu gidişle daha da büyüyecek. Araplar bununla da kalmamışlar, Katalanların güya(!) ulus-devletini temsil eden reklamsız Barcelona formasına ki bu forma onların bayrağıymış; üzerine de geçmişte Katar Vakfı’nı (Qatar Foundation) çakmışlardı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri eliyle Amerika’dan yaptırım yiyen Katar Vakfı’nın yerini efsane kaptan Gerard Pique sayesinde Japon Rakuten almış. N’apalım, söz konusu sezon başı yıllık 33 milyon Euro olunca neydi olacağı!

UEFA yeniden transfer çılgınlığına “Dur” demek için bir rapor hazırladı. Finansal Fair-Play Sistemi adlı rapora göre UEFA; “Toplam gelirinden 45 milyon Euro fazla harcama yapan kulüpler, adlarına bakılmaksızın, tüm Avrupa Kupaları’ndan dışlanacaktır” diyor. Bu yoldaki naçizane görüşümüz; FIFA ve UEFA bu görüşü hayata geçirebilmeleri için siyasi ‘sorumluların ve ulusal hukukun’ desteğini almalı. Bu türde bir reformun getireceği en büyük kazanç, Avrupa Birliği Ligi Projesi’yle varlıkları tehdit altına giren ulusal liglerin varlığını da devam ettirecektir. Yeter ki futbolun özüne dokunmasınlar ki işimiz biraz zor. Niye mi? Çünkü bu projenin görünmeyen yüzünde spordan çok sağlam siyaset var.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı