Atakan Vesile, Çocuklarımız Şahane

Fakat Noah Harari’nin de kitaplarında belirttiği homo sapiens için kaçınılmaz yolculuk onu da içine aldı ve bu yükseliş tüketişe geçip çocuğu da kaldıramayacağı bir yükün altında ahlaki hatalar yapar noktaya taşıdı.

22 Şubat 2020 - 11:24

Üç dört gündür sosyal medya ve televizyonlar aracılığıyla sarışın, renkli gözlü, konuşurken karikatürize duran zehir bir çocuk gündemi tuttu; Atakan.

5 ayda 250 kitap okuyan 10 yaşındaki çocuk diye gündeme oturan Atakan’ın o yaşta okuduğu kitapların felsefe ağırlıklı olması, nihilizmden, Platon’un devletinden bahsetmesi ve bunlardan bahsederken kendine ait yorumlarda bulunmaktan keyif aldığnı görmek etkileyiciydi.

Bu etkileyici etki dalgasını bu sefer röportaj yapılan videosunda eğitimden önce ahlak ve pskiolojinin en sonda da felsefenin yer alması gerektiğine dair eğitimsel görüş ortaya koyması da ahlakın öneminin farkında olması açısından bu devirde daha da kıymeti artırdı.

Fakat Noah Harari’nin de kitaplarında belirttiği homo sapiens için kaçınılmaz yolculuk onu da içine aldı ve bu yükseliş tüketişe geçip çocuğu da kaldıramayacağı bir yükün altında ahlaki hatalar yapar noktaya taşıdı.

Ailesi ile yer alan sonradan çıkan röportajlarda annesinin babasının sözlerini kesmesi, onları kendi yanında değersizleştirmesi, o ahlaktan bahsederek beğenilme parabolünde climax yaşatan Atakan’ı beğenmeyen bir kitle yarattı.

Hepsi de normal aslında…

10 yaşında bir ‘çocuktan’ bahsediyoruz.

Ve okuduğu kitapların konusu itibariyle içselleştirme ağırlığının yanında, beden dili ve mimikleri hiperaktivite anlamında da özel bir çocuk olduğunu gösteriyor.

Konuşmalarında bu ilginin geçici olduğunu biliyor olması bile o yaştaki bir bilincin seviyesini gözteriyor.  Fakat bu o etki içerisinde karakterini ve psikolojisini etkilememiş olması anlamına gelmiyor. Bir anda bütün gündemin kendisi olduğu, sokaktaki tüm ışıkların üstüne döndüğü bir süreçte dövülecek noktaya gelmesi de normal.

Çocuk yahu…

Tüm bunların ötesinde Atakan’ın psikolojisi vs bir yana, kendisinden ziyade dikkat çekilen Özel Eğitime Gereksinim Duyan Bireyler adına dikkat çekmesi bireyden daha önemli.

Konu Türkiye merkezli bir gündem olsa da, ülkemizde özel çocuklarımız yok mu?

Tabii ki var…

Şimdi bir Atakan bu güden olması vesilesiyle eğitimini finanse edecek kaynaklar bulacak elbet.

Geriye kalan bireyler?

Bu konu bizde de özel eğitime gereksinim duyan bireyler açısından eğitimin devlet politikası olarak ele alınması için fırsattır.

Hakettiği eğitimi alması gereken ve sistemin içinde ‘sıradanlaşan’ yüzlerce dahi çocuğumuz için biz ne yapıyoruz?

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı