Arıklı’dan adaylık açıklaması geldi

YDP Genel Başkanı Arıklı, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını ilk defa Haberci gazetesi okurlarına açıkladı.

8 Kasım 2019 - 09:35

Elif Şen Çatal –

Haberci gazetesinin gerçekleştirdiği ziyaretlerinin bu haftaki konuğu Yeniden Doğuş Partisi Başkanı Erhan Arıklı oldu. Yazı İşleri Müdürü Gizem Özgeç, Haber Müdürü Efdal Keser, Yayın Danışmanı ve Köşe Yazarı Serhat İncirli, Okur Temsilcisi ve Köşe Yazarı Dilek Kırıcı, Köşe Yazarı Erçin Şahmaran ile Togay Uluöz’ün soruları yanıtlayarak gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Arıklı, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve adaylıkla ilgili sorulara da içtenlikle cevaplar verdi.

“Seçim çalışmalarına başlıyorum”

Arıklı, bugünden itibaren sahaya girip seçim çalışmalarına başlayacağını söyleyerek, adaylık ile ilgili MYK ve parti meclisinin üzerinde yoğun baskısı olduğunu, tabanın da nabzını tuttuktan sonra adaylığını açıklayacağını Haberci gazetesi aracılığıyla ilk defa duyurdu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçimin kaderini değiştirecek yegâne partinin Yeniden Doğuş Partisi olduğunu ifade eden Arıklı, “YDP’nin oy oranı şu anda yüzde 15 ila 20 arasında; ancak partimizin etkileyebileceği oy oranı yüzde 30’larda. Bu sebepten YDP’nin sahaya sürülmesi istendi ve bu sonuç çıkartıldı” dedi.

“Ciddi bir operasyona hazırlanılıyor”

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı Gezici Anket Şirketi’nin verilerini değerlendirirken,  çıkan sonuçların ve sonuçların yayına verilmesindeki zamanlamayı masum bulmadığını ifade ederek “Sağda birlik çağrısı yapmamın ardından Sayın Ersin Tatar’ın adaylığı durumunda açık ara farkla kazanacağının kamuoyuna duyurulması bana masumane gelmiyor” dedi. Arıklı, “Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği hatta Güney Kıbrıs ciddi bir operasyona hazırlanıyor. Bu söylediklerim komplo teorisi olarak değerlendirilebilir. Ancak bana göre geçtiğimiz seçimlerde nasıl çok ince mühendislik operasyonları yapıldıysa şimdi de aynı operasyon yapılmaya başlandı. Tam da bu yüzden sağda iş birliği çağrısında bulundum” dedi.

“Bundan sonra Tatar’ın aday olması kaçınılmazdır”

Erhan Arıklı YDP’nin adayı olarak kasıtlı bir şekilde kendisinin oy oranının düşük gösterildiği görüşünü dile getirdi ve “Önümüzdeki dönem mademki federal dünya görüşüne inananlarla iki devletli dünya görüşüne inanalar arasında bir yarış söz konusu olacak; biz de şimdiden tarafımızı belli edelim. Söylediklerim tabanda ciddi bir karşılık buldu ve konuşulmaya başlandı. Hatta Ulusal Birlik Partisi’nden gelenler oldu. Kudret Özersay geldi, Demokrat Parti’den de birileriyle konuşmuştum ne düşündüğümü sordular. Geçtiğimiz hafta sonu da Türkiye’deydim. Orada görüştüğüm bazı arkadaşlarım bir anket firması eliyle bu çağrımızın boşa çıkartılacağını iddia etmişti ve ben Pazartesi günü düzenlenen meclis oturumunda Ersin Tatar’a söyledim. Bizi bilinçli olarak, sırf tahrik etsinler diye oy oranlarımızı çok düşük gösterecekler. Aman dikkat edin dedim. Dediğim de aynen gerçekleşti” şeklinde konuştu.

Ortaya çıkan anket sonucuna göre Başbakan Ersin Tatar’ın aday olmasının kaçınılmaz olduğu görüşünü de paylaşan Arıklı, “Şimdi durum şu; bu anketten sonra Ersin Bey’in aday olmama gibi bir durumu yok. Ulusal Birlik Partisi’nin de bu anketten sonra sağda iş birliğini konuşma gibi bir lüksü de yok. Ciddi bir mühendislik operasyonuyla bu birlik çağrısı ortadan kaldırılmış oldu. Biz de dedik ki bundan sonra hodri meydan… Seçime girelim ve herkes boyunun ölçüsünü alsın. İkinci turda tekrar kartları karar konuşuruz” şeklinde konuştu.

“Sibel Siber’e de destek verirdim”

Sağda işbirliği çağrısını yaparken, aklından geçen bir isim olup olmadığını sorduğumuz Arıklı, ilk önce işbirliğine karar verilmesi gerektiğini sonrasında aday gösterilecek kişinin isminin düşünülmesi gerektiğini belirtti. Üçüncü aşamada ise ciddi bir anket firmasına toplumun nabzını ölçtürterek, tarafsız bir değerlendirme yaptırılması gerektiğini anlatan Arıklı, sonrasında ortaya çıkan isim üzerinden konuşulması gerektiğini belirtti. Bu çağrıyı yaparken kimseye karşı ön yargısı ya da ön şartı olmadığını dile getiren Arıklı, “İş birliğine gidilecekse, önceden bir şartın öne sürülmesi yanlış olurdu. Kudret Özersay olmaz söylemime rağmen yapılan anketlerde onun isminin çıkması durumunda bir itirazım olmazdı. Aynı şekilde Sibel Siber şu anda partiden adayım dese, ona da destek veririm” dedi. 

“Süper güçler Türkiyesiz Kıbrıs istiyor”

Dünyadaki süper güçlerin Ortadoğu politikasında Türkiyesiz bir Kıbrıs istendiğini belirten Arıklı, “Amerika, Güney Kıbrıs ve İsrail Türkiyesiz bir Ortadoğu ve Türkiyesiz bir Kıbrıs istiyor. Bu yöndeki planlarını 10-15 yıl içinde ortaya koyabilmek için ise güvenlik ve garantilerin olmadığı bir anlaşma yapılırsa, sıfır asker sıfır garanti tezinin gerçekleşebileceği bir yol haritasından bahsediyoruz.  Bunu gerçekleştirebilecek bir Cumhurbaşkanına ihtiyaç var. Bu Cumhurbaşkanı profiline de en çok Mustafa Akıncı uyuyor. Bu sebepten dolayı Sayın Akıncı’nın seçilmesi isteniyor. Kıbrıs meselesi sadece Kıbrıs Türkleriyle Kıbrıs Rumlarının arasındaki mesele değildir. Her iki lider de ellerini uzatıp şu şekilde çözelim dese de büyük güçlerin onayı gerekiyor. Aksi takdirde olmaz. Sayın Tatar iki devletli bir çözüm istiyor. Federasyonun artık tarihe karıştığını, federasyon temelli müzakerelerin olmaması gerektiğini söylüyor.  Şimdi Sayın Tatar’ın seçilmesi süper güçlerin işine yarar mı? “ diyerek tezlerini ortaya koydu.

Türkiye’nin Kıbrıs sorununa bakış açısında bir takım farklılıklar oluştuğunu kaydeden Arıklı, Federasyon isteyen Türkiye’nin artık olmadığını belirtti. Siyasilerin de değiştiğini ifade eden Arıklı şimdi federasyonun bittiğini söylediğini yani Türkiye’nin değiştiğini dile getirdi. Türkiye’nin çözümden yana olduğunu belirten Erhan Arıklı çözümsüz bir Kıbrıs’ın Türkiye tarafından onaylanmayacağını söyledi. 

“Türkiye tüm seçenekleri konuşmaktan yana…”

“Şu anda Suriye gerginliği devam ediyor ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından Suriye’nin toprak bütünlüğü ifadesini Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtı’nın başladığı dönemlerden beri işitiyoruz. Suriye’deki toprak bütünlüğü söylemi ile Türkiye’nin 1959-60’ta Kıbrıs Cumhuriyeti için garanti ettiği toprak bütünlüğü anlaşması arasında bir sıkıntı olmaz mı?” sorusu üzerine Erhan Arıklı, Türkiye’nin iki devletli çözüm, konfederasyon dâhil tüm seçeneklerin konuşulmasından yana olduğunu hiçbir konuya kapalı olunmaması gerektiğini söylediğini ifade etti.

Arıklı “Sayın Akıncı, federasyon dışındaki konuları konuşmaya yanaşmıyor. Gün gelecek Kıbrıs Rumları da iki devletli bir çözümü konuşma noktasına gelecek.  Şu anda bile oradan iyi komşu olalım sesleri yükselmeye başlıyor. Bir de aynı dile dine kültüre sahip Yemen’de bile, anlaşma imzaladılar. Bölücü statüko kalıcı hale geldi. Yemen bile bölünmeyi kabul etti” dedi.

KKTC’nin ufkunu açmak lazım…

Rum tarafıyla müzakereleri kesilmesinin söz konusu olmadığını, böyle ir girişimi yanlış bulduğunu kaydeden Erhan Arıklı, “YDP olarak defalarca söyledik. Müzakereler devam edebilir. Federasyon, konfederasyon konuşulabilir. Ama bunu konuşurken KKTC’nin ufkunu açmak zorundasın. KKTC’yi dışarıya açmak zorundasın. Bunu yaptığın takdirde Güney Kıbrıs da neyi kaybettiğini görecek ve daha anlaşılabilir şekilde masaya gelecektir. Ama sen sadece federasyon istiyorum diyerek teslimiyetçi bir tavırla Rum’un karşısında çıkıp masaya oturursan Rum da senin yapacak başka bir şeyin olmadığını düşünür. Öyleyse ben de koşulların istediğim noktaya gelmesini bekleyeyim diyor. Bizim karşı tarafa başka alternatiflerimizin olduğunu söylememiz, göstermemiz gerekiyor. Böylelikle aklın, mantığın, tarafların kabul edebildiği bir anlaşmayı imzalayabilecek bir noktaya gelebilelim.  Federasyon adı altında müzakereler 50 yıl daha devam etse KKTC bu şartlar da devam mı etmeli? Ben diyorum ki, hayır” şeklinde konuştu. 

“Esas sorun mülkiyet”

Kıbrıs sorununda çözülmesi gereken esas sorunun mülkiyet meselesi olduğuna vurgu yapan Arıklı, “Eğer mülkiyet sorunu çözülürse, Kıbrıs sorununun da yüzde 95’i çözülmüş olur” ifadelerine yer verdi.  Bunun da siyasi iradeye bağlı olduğunu kaydeden Arıklı siyasilerin bu konuyla ilgili Şerefiye Vergisi’ni bir türlü çıkarmadıklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl meclis oturumlarında defalarca bu konuyu gündeme getirdiğini ifade eden Arıklı, Mal Tazmin Komisyonu’na başvuruda bulunan Rumların paralarının ödenerek bu sorunun kapatılabileceğini belirttiğini ancak bir cevap alamadığını söyledi. Sağ ve sol partilerin bu konuda adeta hem fikir olduğunu belirten Arıklı, “Sanki bu meselenin sürüncemede kalması birilerinin işine geliyormuş gibi hissediyorum” dedi. Konunun çözümünün son derece basit olduğunu belirten Arıklı sözlerine şöyle devam etti “Maraş’ı da bu şekilde çözebiliriz. Ama o konuda da ayak sürüyorlar. Asıl samimiyetsizlik bana göre Türkiye’den ziyade buradaki siyasilerde. Siyasilerin bu konuda somutlaşmış bir fikri yok” dedi.

 “YDP, KKTC’nin partisi…”

Yeniden Doğuş Partisi’nin ülkeye 1974’te gelen Türkiyeli vatandaşlarla özdeşleştiğini, hatta sadece bu kitleyi arkasına alarak siyaseten yoluna devam ettiği konusunda çıkan söylemleri değerlendirmesi istenen Arıklı, YDP’nin tüm ülke seçmenine, Kıbrıs’a ait bir parti olduğunu vurguladı. Arıklı açıklamasına şu sözlerle devam etti:

“Başlangıçta çok rahatsız oluyordum. Türkiyelilerin partisi, sadece Türkiyelilerin oyunu alıyor  söylemlerinden rahatsız oluyordum. Bu yafta beni ciddi şekilde rahatsız ediyordu. Ama artık kanıksadım. Benim gibi diğer arkadaşlarımın da umurunda olduğunu düşünmüyorum. Neticede Türkiye’den gelen vatandaşlar da KKTC Anayasası’nın öngördüğü hakları kullanma konusunda en doğal haklara sahipler. 200 bin civarında seçmenin olduğu bir ülkede 70 bin civarında Türkiyeli taban sizi kendi politikalarına kendi düşüncelerine layık bulduysa bu da çok da yadırganmaması gereken demokratik bir olay diye düşünüyorum.  Bu hemşerilik duygusuyla açıklanabilecek bir olay. Biz Kıbrıs’ın partisi olmayı istiyoruz. Kıbrıs’ın partisi olma yolunda ilerlemek istiyoruz. Aidiyetimiz burası. Biz geri dönüş gemilerini yakmış insanların partisiyiz. Türkiye’de vefat eden ölülülerimizi bile buraya getirip gömüyoruz. Bundan daha büyük bir aidiyet duygusu olabilir mi? Onun için hem Türkiye kökenlilerin hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin partisi olmak zorundayız. Her kesimin sorunlarını mecliste dile getiren bir performansımız var. Bu konuda da takdir görüyoruz.” 

“Sertbay inşallah aday olacak”

Eski Yargıç İlker Sertbay’ın Yeniden Doğuş Partisi’nden aday olacağı konusunda çıkan söylentileri yorumlaması istenen Arıklı,  “İlker Bey üyemiz değil ama ilk bize güvenen, inanan isimlerden biridir.   Parti kurma aşamasında da sonrasında da destekleyen değerli bir arkadaşımız. İnşallah aday olacaktır” dedi.

Gezici Araştırma Şirketi’nin sonuçlarının gerçek dışı olduğu iddialarının ardından başka bir firma tarafından yapılan anketi Haberci gazetesi ekibiyle paylaşan Arıklı, Tufan Erhürman’ın yüzde 26,8;

Mustafa Akıncı’nın yüzde 24,3; YDP adayı olarak Erhan Arıklı’nın yüzde 14,1; Kudret Özersay’ın yüzde 7,8; Serdar Denktaş’ın yüzde 3,3’lük oy alacağı sonucunun ortaya çıktığını belirtti. 

“Gölge kabine oluşturdum”

Ülke gündeminin seçimlere kanalize olduğu şu günlerde memleketteki diğer sorunların arka planda kaldığı hatırlatılarak, ülkede yaşanan sorunlarla ilgili neler düşündüğü sorulan Arıklı, altı ay önce bir gölge kabine oluşturduklarını, 13 birim belirlediklerini ve her birime de beş görevli atadıklarını söyledi. Arıklı bu ekibin şu anda bütçe incelemelerinde bulunduğunu, üzerinde çalışmalar yaptığını eksikliklerin belirlenmesi için çalışmalar sürdürdüklerini anlattı.

Arıklı, “Arkadaşlarımızın görevi bakanlıklarımızı takip etmek. Gölge kabinemiz bize doğru bilgileri ulaştırıyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde Sayın Taçoy Meclis Kürsüsü’nde birtakım gerçek olmayan ifadelerde bulundu. Anında bana doğru bilgiler içeren belge geldi. Benim oluşturduğum bu gölge kabine verileri bana ulaştırıyor. Herhangi bir Bakanın yanlış ya da eksik bilgi vermesi halinde bana anında veriler geliyor. Yani sorunları bilen ve bu sorunları çözebilecek bir ekibim var. Yeniden Doğuş Partisi iktidar olduğunda bir sonraki seçim döneminde baraj altında kalabilir. Çünkü birçok kesimi rahatsız edecek…  Şu andaki politikacıların yapamadığı, yapmaya cesaret edemediği birçok şeyi yapmaya cesaret edecek.  Reformlar yapacak… Bu reformları yaptığı zaman da tıpkı Türkiye’de 2003 seçimlerinde olduğu gibi reformlar yapıp acı reçeteleri uygulayan ANAP, DSP, MHP baraj altında kaldıysa belki YDP de o akıbete uğrayacak ama bunlar mutlaka yapılacak.  Birilerinin çıkıp çocuklarımızı ve torunlarımızı kurtarması için o reformları yapması gerekiyor. Bir sonraki seçimleri düşünüp aman oy kaybetmeyelim seçmenimizi kaybetmeyelim diyerek hareket etmeyeceğiz” dedi.

“Bir kutu lokum alıp Afrika gazetesine gittim”

Siyasi yaşamı boyunca zaman zaman sert yazılar kaleme aldığını ve dönemin Avrupa gazetesi yazarlarına ilişkin bazı söylemleri olduğunu bundan dolayı geçen yıllara rağmen eleştirilere maruz kaldığının anımsatılması ve Suriye Harekâtı konusunda yaptığı açıklamanın ardından Cumhurbaşkanı Akıncıya yönelik tavırlar üzerine Meclis Kürsüsü’nde yaptığı konuşmada son derece yapıcı bir tutum sergilediğinin hatırlatılarak  ‘Türkiye’nin değiştiği gibi Erhan Arıklı da değişti mi sorusu üzerine ise YDP Genel Başkanı Arıklı şunları kaydetti:

“O yazı herkesin hafızasında var. Yıllar önce çok genç, deli dolu olduğum yıllarda yazılmış. Değişik bir atmosferde yazılmış bir yazıydı o. Şimdi olsaydı yazmazdım.  Şu ana kadar hayatımda on bin civarında makale yazmışımdır. O on bin yazının belki beşinden pişmanlık duymuşumdur, bir tanesinden de utanmışımdır. Yani karşı taraf beni çok ciddi şekilde tahrik etti. Beni bırakın Türk ordusuna ağır hakaretlerde bulundu. Ayşe kanında boğulacak vs. gibi söylemlerin dile geldiği bir dönemdi. Ama karşı taraf beni ne kadar tahrik ederse etsin ben o yazıyı yazmamalıydım. Bunu o zaman da söyledim. Aradan yıllar geçince bu yazıyı kaleme almamdan duyduğum pişmanlıkla bir kilo lokum alıp, muhatabım olan o zamanki Avrupa ve şimdiki Afrika gazetesine gittim. Beni ilk gördüklerinde şaşırdılar. Ama el sıkıştık, kucaklaştık. Geçmişte yaşananları hoşgörü ve gülümseyerek yâd ettik. Biz Şener Levent’le o konuyu kapattık. Afrika gazetesindeki arkadaşlarla el sıkıştık, helalleştik. Ama birileri bu konunun kapanmasını istemiyor. Onlar istiyor ki eski Erhan Arıklı, devam etsin. Çünkü o insanlar düşmanlıktan besleniyor.”

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı