Antrenman havası

Benim şansıma mıdır bilmem ama 10. şampiyonluğa koşan ancak sanki bundan hiç heyecan duymayan bir MTG’nin, Göçmenköy karşısında antrenman havasında götürdüğü keyifsiz bir maç izledik.

Uzun bir aradan sonra lider Mağusa Türk Gücü’nü mabedi olan hisarda izleme fırsatı buldum.
Benim şansıma mıdır bilmem ama 10. şampiyonluğa koşan ancak sanki bundan hiç heyecan duymayan bir MTG’nin, Göçmenköy karşısında antrenman havasında götürdüğü keyifsiz bir maç izledik.
Takipçilerinin bir gün önce kazanması ve puan farkının azalması bile onları hiç tetiklemedi sanki. 3 golle kazandılar ancak gerçek oyun karakterlerini maç boyunca sürdürseler ortaya çok daha farklı skor çıkardı.
MTG’nin her anlamda tüm takımların önünde olduğu yapısı, bu maçta da bariz bir şekilde ön plandaydı.
İki takım arasındaki kadro ve kalite farkı futbol adına keyifsizliği ortaya çıkaran etkendi.
Kemal Uçaner ve Lawal’dan yoksun Ömer ile Kenneth’in ise yedek kulübesinde oturduğu Göçmenköy rakibine hiç karşılık veremedi. Hatta Fikret’in müthiş frikiği ve son düdük öncesi gelen golleri dışında da pozisyonları olmadı. Tek yabancı ile sahada olan Göçmen’de John Okoli çok yalnız kaldı ve ezildi.
Bundan dolayı MTG savunmasına maçta fazla iş düşmezken özellikle Yasin’in eksikliğinde sağ bekte genç Nevzat abisini hiç aratmadı. Isınmalarda sakatlanan Uğur’un yerine ilk 11 şansı bulan Şenol da bu fırsatı iyi değerlendirdi. Şenol dün çok çalıştı golünü attı ve bir de asist yaptı. Ancak bu takımda ilk 11’de daimi olması için bu kadro birlikteliğinde maç devamlılığına ihtiyacı var.
MTG erken gelen gol sonrasında bir anda vites düşürdü ve ısırmayan rakibi karşısında da Adil’in geriden liderliğinde düşük tempoda kontrollü oyun anlayışıyla ayağa pas oyununu tercih etti. Sarı yeşilliler iki farkı bulduktan sonra ikinci devrede temposunu daha da düşürdü.
İlk devrede çok sayıda net pozisyona giremeyen MTG, ikinci devrede kanat organizasyonlarını sıklaştırarak yan toplardan ve savunma arkasına atılan paslarla daha çok pozisyonlar üretti. Özellikle haftaya 4 sarı kart cezalısı durumuna düşen Dinopeter son vuruşlardaki lakayıtlığıyla sayısız gol pozisyonunu cömertce harcadı. Futbolun meyvesi gol. Buldun atacaksın, farkın önemi yok. Aynı şekilde Peter de bir gole imza atsa da o da birkaç pozisyonda topu çerçeveye sokmaktan aciz kaldı.
MTG’nin orta alanındaki Ünal ve Mehmet Gürlü sahanın en mücadeleci oyuncuları olurken Göçmenköy’ün etkinliğini de azaltan faktör buydu aslında.
Öte yandan özellikle ikinci devrede geriden Nevzat ve önde de Arif ikilisi sağ kanadı katamaran gibi kullanarak antrenman havasındaki maçta MTG’nin hücumdaki etkinliğini yaratan isimler oldu.
Dün sahaya kaptan çıkan Adil’e de bir parantez açmak gerek. Adil MTG’de liderlik görevini üstlenmiş. Buna da oldukça uygun bir isim. Ancak saha içinde gereksiz bir şekilde hem de böylesine temposu düşük maçta kart görecek kadar da gergin ve hırçın. Maç boyunca John Okoli ile itişti kakıştı didişti durdu ve kartı da gördü. Hakeme karşı da devamlı bağırarak ve kızarak ismiyle hitap etmesi de onun adına olumsuz bir durum. Adil bu liderliği yaparken biraz daha ağır abi olmalı diye düşünüyorum. Yoksa gereksiz kartları artacak.
Hakem Utku Hamamcıoğlu maçın sonucunu etkileyecek önemli bir hata yapmazken vasat mücadelede yerinde bir yönetim sergiledi.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı