Alkışlanacak bir tutum

Bizde, bunca yıldır izlenen yöntem, mahkemelere gidip de ödeme sıkıntısını çözmek yerine; siyasi bir kurum haline dönüşen Kalkınma Bankası’nda, siyasi atama yönetim kurulunu kullanmak olagelmiştir. Ve kokuşmuşluk oradadır!

24 Ekim 2019 - 11:00

Kudret Özersay diyor ki; 200 civarında borçlu, Kalkınma Bankası’na ödeme yapmıyor.
Savsaklıyor!
Bu örnek, Dünya’nın başka hiç bir ülkesinde yoktur!
Olamaz!
Borç ödememe diye bir şey mümkün değildir!

***

Kalkınma Bankası veya kalkınmama bankası!
Hiç fark etmez!
Size biri borç veriyorsa; riskleri mutlaka hesaplar.
İpotek de mutlaka hesaplanır!
Kalkınma Bankası bunu yapmadı demiyorum!
Yapmıştır.
Ama şu anda ipotek satışı mümkün değil!
İcra çalışmıyor!
KKTC’ye “psefto” dediğimizde de topyekûn kızıyorlar ki o da başka bir mesele!

***

Bu kurumun başında, bu ülkenin en sağlam insanlarından biri oturmaktadır!
Saffet Barutçu!
Daha önce de yazdım, bizim neslin en güvenilir üç bilemediniz beş kişisinden biridir Barutçu.
VE gerek hükümetin, gerek HP’nin, gerekse Özersay’ın “bu borçlar tahsil edilecek” tutumu, alkışlanacak bir tutumdur.

***

Haaaa, mahkemelik bir durumunuz varsa; borcu geri ödeme konusunda sıkıntılarınız varsa, demokratik hukuk devletinde mahkemeler vardır; buyurursunuz!
Ama bizde, bunca yıldır izlenen yöntem, mahkemelere gidip de ödeme sıkıntısını çözmek yerine; siyasi bir kurum haline dönüşen Kalkınma Bankası’nda, siyasi atama yönetim kurulunu kullanmak olagelmiştir.
Ve kokuşmuşluk oradadır!
Ya da oradaydı!
Artık yok!
Umarım böyle de devam eder!

Hükümetin bozulması, KKTC’yi yarım mil daha toprağa gömer!

Hükümet krizi var mı?
Hem Tatar hem Özersay cumhurbaşkanı adayı olursa, hükümet düşer mi?
Bozulur mu?

***

KKTC’nin “salya” demokrasisinde doğrudur, bugüne kadar yaşanmamış bir deneyim!
Hem başbakan hem de yardımcısı, iki ortak, yarışacak!
Çok zor!
Ve bu bir ilk!
Ama bu “zor” ya da “ilk” olacak diye “hiç yaşanmamalı” mı?

***

Peki koalisyon kurulurken pazarlık yapıldı mı?
Özersay çatı aday olarak UBP tarafından desteklenecek miydi?

***

Yapıldıydı, yapılmadıydı ile uğraşmak yerine; şu anda iki farklı partinin ikisinin de aday çıkarma eğiliminde olduğu gerçeğiyle uğraşmanın daha doğru olduğu inancındayım.
Çünkü, ne yazık ki yanılmıyorsam, Süleyman Demirel efsanesinin sözleriydi; “siyasette dün dündür, bugün de bugün!”

***

Peki, koalisyonun bozulması eğilimi var mı?
UBP’nin en üst seviyedeki isimleriyle de sohbet ettim dün; HP’nin de.
“Gardaş var mı bir sıkıntı? Düşer mi? Bozacak mısınız?”
Ne UBP’de böyle bir tavır var, ne de HP’de.
Hepsi çok iyi biliyor ki; erken genel seçim yapacak para da yok!
Ve hepsi çok iyi biliyor ki; siyasi istikrarsızlık çerçevesinde; “haydi bozalım” oyununu oynamak; bu toplumun, vatandaşın çıkarına olmaz!
Haaaa, sıkıntı olacak mı?
Elbette olacak ama gelinen aşamada, eğer her iki genel başkan da aday olursa, çünkü henüz “kesin” değil; bunu olgun, demokratik bir yarış olarak görüp, hükümetten ayrı değerlendirmek şarttır.

***

İlk başlarda; “böyle şey olmaz, kesin bozulur” yönündeki inancım hayli yüksekti; ama bozmak, “devletim” dediğiniz KKTC’yi yarım mil daha toprağa gömer!
Ve bu çöküşün vebalini de vatandaş öder!

Cumhurbaşkanlığı seçimimizden fersah fersah daha önemli bir konu!

Güney Kıbrıs’ta, 90 yaşındaki bir kadının adı kullanılarak, 40 yıl vadeli, 40 bin Euro borç alınmış… İsimler hep sahte. Polis, borcu alanı, iki kefili falan arıyor.
Bizim devlete “Psefto Gratos” diyoruz ya; “Sahte devlet”….
O taraftakine de “Glefto Gratos” diyor kendi vatandaşları.
Hırsız devlet!

***

Ama yine de bizimkisi kadar utanç vericisi herhalde az bulunur.
Mesela mı?
Mesela, bakımevleri!
Geçenlerde Prof. Dr. Hatice Jenkins TV programında konuğumdu.
45 yıldır kimsenin aklına gelmedi mi doğru dürüst bakımevleri yapmak?
Gelmedi!
Kimsenin umurunda olmadı!

***

Ne yasa yaptık, ne de bu konuya doğru dürüst ilgilendik.
Ve şu anda bakıma muhtaç yaşlılarımızı, ne yazık ki özel bakıcıların, insafına terk ettik!
Eskisi gibi, kendimiz bakamıyoruz!
Çalışma yaşamı değişti, kapitalist vahşet, bizi insan olmaktan uzaklaştırdı!

***

Prof. Jenkins, bir rapor hazırladı.
İyi niyetinden hiç şüphe etmediğim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile, tecrübe ve bilgisine hayran olduğum bakanlık yönetici ve personeli, umarım bu konuda bir fırlama gerçekleştirir.
Çünkü gerçekten durumumuz hem “Psefto” hem de “Glefto”!

***

Jenkins’in hazırladığı muhteşem rapora göre, ülkede sadece bakıma muhtaç yaşlılarımızın değil, kronik ruh hastalarımızın ciddi anlamda bakım, barınma sorunu vardır. Var olan huzurevi yasası, ruh hastalarının huzurevlerinde barınamayacağını söyleri. Ancak bu tür hastaların başka hiç bir alternatifi yok. Yasaya aykırı olduğu halde, bu tür hastalar, huzurevlerinde veya özel bakımevlerinde barındırılıyor.

***

Lapta huzurevi. Aslında bir bakımevidir. Devlet, burası için 2011’den beri her ay 5 bin 800 Sterlin kira ödüyor. Yani devlet, özel bir kişiye 2011’den beri yaklaşık yarım milyon sterlin ödemiştir. Kalkanlı Yaşam Evi, yasal eksiklikler yanında, sürdürülebilir bir finansal yapıya sahip değildir.

***

Özel bakımevleriyle ilgili olarak devletin elinde tek bir istatistik bilgisi yoktur. Banyo – tuvalet eksiktir. Havalandırma uygun değildir. Büyük çoğunluğunda tam zamanlı hemşire yoktur. Personel sıkıntısı had safhadadır.
Ve hükümetin bu alandaki mali sorumluluk politikası net değildir.
Yasadışılık söz konusudur.
Ve bu bir insanlık ödevidir.
Cumhurbaşkanlığı seçiminden de çok önemlidir.
Bilmem anlatabildim mi?

Candice Swanepoel

Candice Swanepoel… 31 yaşında. Güney Afrikalı model. Güney Afrika’nın KwaZulu – Natal ilinin Mooi River kasabasında Hollanda kökenli Afrikaner bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 15 yaşından beri modellik yapıyor. Çok güzel bir kadın.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı