Akpınar’dan deniz güvenliği ve deniz bilinci çağrısı

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Girne-Taşucu hattının batimetrik görünümünün, yaşanan deniz faciasının görünen yüzünün ötesinde karşı karşıya bulunulan daha büyük tehlikeleri de ortaya koyduğunu belirtti.

Akpınar, paylaşılan yaklaşık batimetrik profile göre Girne açıklarında deniz tabanının kıyıdan uzaklaşıldıkça hızlı biçimde derinleştiğini, yaklaşık 4 deniz mili yani 7,4 kilometre açıkta derinliğin 600 metreyi aştığını, güzergahın orta kesimlerinde ise 1.000 metre seviyelerine yaklaştığını ifade etti.

Bu verilerin kesin enkaz koordinatlarını gösteren resmi bir seyir haritası olmadığını belirten Akpınar, ancak önemli bir gerçeğe işaret ettiğini kaydetti. Akpınar, facianın yalnızca 3-4 kilometre daha açıkta ve daha derin bir bölgede gerçekleşmesi halinde arama-kurtarma faaliyetlerinin çok daha zorlaşabileceğini, müdahale süresinin uzayabileceğini ve can kaybının daha ağır olabileceğini söyledi.

Akpınar, yaşanan acıyı ve kaybedilen insanları küçümsemeden, ülkenin çok daha büyük bir toplumsal facianın eşiğinden döndüğünün ifade edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu olay bir uyarıdır, bundan sonra aynı ölçüde şansa güvenme hakkımız yok” dedi.

“Denizle yaşayan bir toplum olduğumuzu söyleyemeyiz”

Kuzey Kıbrıs’ın kıyı uzunluğunun kullanılan ölçüm yöntemine göre farklı rakamlarla ifade edildiğini belirten Akpınar, yaygın kaynaklarda yaklaşık 396 kilometre, daha ayrıntılı bazı kıyı ölçümlerinde ise 420 kilometrenin üzerinde rakamların bulunduğunu söyledi.

Ölçüm farklılığı ne olursa olsun, yüzlerce kilometrelik sahil şeridine sahip bir ada ülkesi olunduğunun tartışmasız olduğunu ifade eden Akpınar, toplum olarak denizlerin derinlik yapısı, akıntıları ve meteorolojik özellikleri, biyolojik çeşitliliği ve korunması gereken yaşam alanları, deniz ulaşımındaki tehlikeler, arama-kurtarma kapasitesi, güvenli yüzme, yelken, dalış ve su sporları kültürü ile sürdürülebilir ve bilinçli balıkçılık konularında yeterli bilgiye sahip olunmadığını savundu.

Akpınar, denizlerden ulaşım, spor, turizm, balıkçılık, bilimsel araştırma ve yaşam konforu bakımından yararlanıldığını ancak henüz denizi bütün yönleriyle tanıyan ve denizle yaşayan bir toplum olunduğunun söylenemeyeceğini kaydetti.

“Deniz güvenliğini kalıcı devlet politikası haline getirmeliyiz”

Yaşanan facianın ardından yalnızca sorumluları ve ihmalleri tartışmakla yetinilmemesi gerektiğini belirten Akpınar, deniz güvenliği, deniz kültürü ve deniz bilincinin kalıcı bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Akpınar bu kapsamda şu önerilerde bulundu:

  • Kuzey Kıbrıs kıyıları ve deniz yetki alanlarına ilişkin ayrıntılı batimetrik haritalar hazırlanmalı ve erişilebilir hale getirilmelidir.
  • Deniz ambulansı, hızlı müdahale ve arama-kurtarma gemileri ile insansız hava ve deniz araçlarından oluşan sürekli bir müdahale sistemi kurulmalıdır.
  • Derin deniz aramalarında kullanılabilecek sonar, ROV ve robotik sistemler için Türkiye ile müşterek kapasite oluşturulmalıdır.
  • Limanlardaki denetim, yolcu manifestosu, gemi yeterliliği ve mürettebat eğitimi dijital ve bağımsız biçimde izlenmelidir.
  • Okullardan başlayarak yüzme, ilk yardım, deniz güvenliği ve deniz ekolojisi eğitimi yaygınlaştırılmalıdır.
  • Üniversitelerin katkısıyla bir Kuzey Kıbrıs Deniz Araştırmaları ve Güvenliği Merkezi kurulmalıdır.
  • Balıkçılık, su sporları, çevre koruma ve deniz turizmi ortak bir “Mavi Vatan ve Deniz Yaşamı Stratejisi” içerisinde ele alınmalıdır.

“Denizi tanıyan, koruyan ve yaşayan bir toplum olmalıyız”

Akpınar, ada ülkesi olmanın yalnızca denizlerle çevrili olmak anlamına gelmemesi gerektiğini belirterek, denizi tanımak, ona saygı duymak, sunduğu imkanlardan bilinçli biçimde yararlanmak ve tehlikelerine karşı her an hazırlıklı olmak gerektiğini ifade etti.

Yaşanan büyük acının, denizlerle ilişkide yeni bir toplumsal bilincin başlangıcına dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Akpınar, “Denizlerimizi sadece uzaktan seyreden değil, tanıyan, koruyan, yaşayan ve gerektiğinde insanını kurtarabilecek güce sahip bir toplum olmalıyız” dedi.

Akpınar’dan deniz güvenliği ve deniz bilinci çağrısı