Akıncı oyuna geldi

Cumhurbaşkanı Akıncı, barışa, diyalog ve diplomasiye işaret etti. Ve oyuna geldi.

14 Ekim 2019 - 11:00

“Barış Pınarı Harekâtı, Türk ordusunun, Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği bir dizi sınır ötesi operasyonun üçüncü ayağını teşkil etmektedir. Bölgede PKK ve onun uzantısı olan YPG/PYD terör grupları faaliyet göstermektedir.

Barış Pınarı Harekâtı’nın amacı Türkiye’nin sınır güvenliğini oluşturmak, Suriyeli mültecilerin güvenli bir şekilde geri dönmesini sağlamak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü temin etmektir.”

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde, sınır ötesi bir operasyon gerçekleştiriyor.

O bölgede, coğrafyanın genelinde yıllardır istikrar yok.

Oturduğumuz yerden, buradan, Kuzey Kıbrıs’tan, sağlıklı değerlendirme yapabilir miyiz?

Kesinlikle hayır.

Bunları, bilinçli, anlatabilecek, araştırmacılar, uzmanlar, bölge konusunda bilgi sahibi, terör uzmanlarımız var mı?

Görüldüğü üzere yok, peki, neden herkes konuşuyor.

Siyasetçisi, sendikacısı, bürokratı, vekili, önüne gelen, ağzı olan konuşuyor.

Konuşulanlar, tamamen, taraf olmak, önyargılı alkış tutmak veya yine önyargılı olarak eleştirmek.

Türkiye’nin, askerin, asker ailelerinin, orada savaşan insanların neler yaşadığını anlayabilen var mı?

Terörün yaktığı, yıktığı, köyleri, insanları, aileleri, düşünen var mı?

Buradan, bunları sözlü, yazılı veya sosyal medyadan seslendirerek, anlamak mümkün mü?

Yazık, yazık ki böyle bir konu bile siyasete alet ediliyor.

Kim açıklama yapmış, kim yapmamış, kim ne demiş, kim ne dememiş, biri daha fazla cümle kurmuş, bir diğeri daha az.

Biri övmüş, biri yermiş.

Günlerdir, konuşanlar, gündeme getirenler oldu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, neden açıklama yapmıyormuş.

Açıklama yapmayan başka siyasiler, makam sahipleri varken, neden Akıncı?

Çünkü Akıncı hala Cumhurbaşkanı ve yakında Cumhurbaşkanlığı seçimi var.

Türkiye güvenliğini göze alarak bir dizi harekât başlatmış, bir ayağı da son yapılan operasyon, bunu buraya taşımanın ne gereği var.

Akıncı günlerce konuşmadı, konuşmadıkça üstüne gidildi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, günün sonunda özetle şunları söyledi;

“Bazen sessiz kalmak söyleyecek sözünüz olmadığından değildir. Bazen durumlar o kadar karmaşıktır ki, bazı kestirmecilerin kolaycılığında “Evet” ya da “ Hayır “la geçiştirilmesi mümkün değildir.

Söyleyeceklerinizle durumu etkileme olanağını göremediğiniz durumlarda sessiz kalmak da gerekebilir. Ancak Türkiye’nin Suriye’deki son operasyonu konusunda sürekli üzerime geliniyor. Kimi görüşümü merak ettiğinden, ama birçoğu da kendi politik amaçlarına malzeme yapmak telaşı ile sabırsızlanıyor. Bazı çok bilmişler de bu sessizlik üstüne komplo teorileri bile icat etmeye başladılar.

Bu durumda ne düşündüğümü açıklamak kaçınılmaz oldu. Her şeyden önce içimizde Türkiye’nin iyiliğini ve terör belasından kurtulmasını istemeyen olduğuna inanmıyorum. Mesele, “Türkiye’nin iyiliği nerededir?” sorusunun yanıtındadır. Bu sorunun gerçek muhatabı elbette Türkiye’de yaşayanlardır. Ama benim inancım Suriye topraklarının artık neredeyse 10. yılına girmekte olan savaşa doyduğu noktasındadır.”

Elbette devamı var.

Cumhurbaşkanı Akıncı, barışa, diyalog ve diplomasiye işaret etti.

Ve oyuna geldi.

Zaman kaybetmeden, hem buradan ki esas üzücü olan budur, hem de Türkiye’den tepkiler gecikmedi.

Herkes aynı fikir ve düşünce de olmak zorunda mı?

Barış ve diyalog istemek, kan akmasın demek kötü mü?

Hemen kınamalar, eleştiriler art arta gelmeye başladı.

Zaten istenen, beklenen de buydu.

Kimseyi savunmak gibi bir derdim yok.

Ancak bu durumda bile siyaset yapmayı düşünen zihniyetleri anlayamıyorum.

Üstelik günlük, makam, çıkar ve kazanç uğruna sırf eleştiri yapan, kendi insanımızı, hiç ama hiç tanıyamıyorum.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı