“Akacan’a yapılan haksızlık”:

Ülkemizde geçmişte görev yapmış, hukuk camiasının önemli isimleri, iş insanı Bulut Akacan’ın hem darp hem de bet davasında “adil” bir yargılanma süreci yaşanmadığını söylüyor.

Haberci’ye konuşan eski hâkim ve savcılar ne diyor? İşte onların söyledikleri:

“Bulut Akacan’a yargıda haksızlık yapıldığı hukukçular arasında yaptığımız anket ve araştırmalarda da ortaya çıkmaktadır.

Öyle anlaşılıyor ki, yargıda Bulut Akacan’a bir haksızlık yapıldığı genel bir kanı olarak tüm hukukçuların hem fikir olduğu bir görüş haline geldi.

Peki, bu haksızlıklar nelerdir? Önce darp davasını ele alalım. Darp davasında, bir haksızlık olup olmadığını anlayabilmek için hukuk sistemimizi iyi tanımak gerekir.

Hukuk sistemi; İçtihat Hukuk Sistemi’dir. Bu sistemde bir karar verilirken veya bir ceza verilirken kıyaslama yapılacak daha adil olan karar verilmeye çalışılır.

Darp davasında mahkeme daha önce benzer koşullarda işlenmiş darp suçlarını saptamalı, bunlarda verilmiş cezaları dikkate almak ve bu geçmiş kararlardan daha adil olarak bu cezayı veriyorum demek durumundadır.

Şu halde, Bulut Akacan’ın darp davasında adil bir karar verilip verilmediğini anlamak için önce benzer koşullarda işlenmiş suçları arayıp işlenmiş davaları arayıp, bulmanın ve onunla kıyaslayarak verilen kararın doğru olup olmadığını saptamamız gerekir.

Peki, Bulut Akacan’ın darp davasında hangi benzer dava örnek alındı? Hangi davadaki hangi ceza ile kıyaslanıp bu ceza verilmiştir? Maalesef, verilen kararda bunlar belli değildir. Dolayısıyla verilen karar, Kıbrıs’ta uyguladığımız ve geçmişte herkesin çok ciddi bulup, takdir ettiği İngiliz Hukuk Sistemi’ne uygun değildir.

Benzer bir dava ortaya çıkarılıp, orada verilen karardan daha adil olma amacıyla bir ceza verilmediği için Bulut Akacan ile ilgili verilen kararın adil olduğu söylenemez. Konuştuğumuz hukukçular da, böyle bir kararın hukuk sistemimizde bir bozulma belirtisi olduğunu söylemektedirler.”

PEKİ, YA BET DAVASI?

“Ciddi bir adaletsizlik var”

Aynı hukukçular, bet davasıyla ilgili olarak ise şu ifadeleri kullandı:

“Bet davasında ise mahkemenin geçmişte uyguladığımız İngiliz hukuk sistemine göre mahkemenin kendine sorduğu soru, Bir suçun izin almakla ortadan kalkıp kalkmayacağıdır. Kamuoyunda anlaşıldığına göre bet oynatma bir izne tabi bir olaydır. Yani izin alınmış olsaydı yaptığı fiil suç olmayacaktı. İngiliz devrinden kalan geçmiş hukukçular böyle bir suçla karşılaştıkları zaman ilk sordukları soru “Böyle bir iznin alınması için devlete ne kadar para ödenmesi gerektiği” idi. Böyle bir suçta verilecek ceza genellikle o izin parasının iki katı kadar olurdu. Ve ayrıca mahkeme sanığa izin almadan bu suçu işlemeye devam ederse daha ağır cezalar veya hapis cezaları verme olasılığı ikazı yapardı. Böyle bir davada dava genellikle bir günde biterdi ve mahkemenin vaktini almazdı. Maalesef burada hukuk sistemimizden çok farklı ve çok ters bir yargılama yapılmaktadır. Yani izin alınma mümkün olmayan ve topluma büyük zarar veren bir suç işlenmiş gibi konu ele alınmaktadır. Geçmişte böyle bir suçla karşılaştığında mahkemeler devlet görevlilerini de uyarırlar ve eğer kamuya zarar veren ciddi bir suçsa izin alma olasılığının ortadan kaldırılması uyarısında bulunurlardı. Böylece ülkede daha adil uygulama olması için öncülük yaparlardı. Kamuoyuna ve hukukçulara yansıdığına göre bet davasında da ciddi bir adaletsizlik yapılmaktadır.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı