“Açlığa mahkum edildik”

Vatandaş mevcut 3 bin 150 TL’lik brüt asgari ücretle geçinmenin mümkün olmadığına işaret ederek, devletin üretime ve esnafa destek vermesi gerektiğini belirtti.

20 Temmuz 2019 - 14:30

Asgari Ücret Tespit Komisyonu yeni asgari ücret için ilk toplantısını yaparken, vatandaşlara şu anki asgari ücretin yetip yetmediğini sorduk.

Vatandaşlar sadece mutfak masraflarının 3 bin TL’nin üzerinde olduğuna işaret ederek, asgari ücretin günün şartlarında çok yetersiz kaldığına dikkat çekti.

Haberci’ye konuşan vatandaş asgari ücret ile geçinmenin mümkün olmadığını söyledi.

Vatandaşlar ne dedi?

“KESİNLİKLE YETERLİ DEĞİL”

Salih Oktay: Asgari ücret kesinlikle yeterli değildir. Yaşadığımız bu şartlarda asgari ücret alan biri ne kirasını ne elektrik parasını ne yiyip-içtiğini ne de diğer ihtiyaçlarını karşılayabilir.  Pahalılığın bir şekilde düşmesi lazım veya maaş ve ücretlerin maksimum seviyede iyileştirilmesi lazım. Devletimizin bu konuda gereğini yapacağına inanıyor ve yaptıklarını yakından takip ediyoruz.

“YABANCI İŞÇİ İÇİN DURUM DAHA DA ZOR”

Vakkas Kendirci: Yurt dışından getirilen işçilerin yasal hakları verilmiyor. 14 yıldır burada çalışıyorum, vatandaş değilim, olmak gibi bir derdim de yok. İşverenin yatacak yer sağlaması gerekiyor ancak bunu sağlamıyor. Sigorta, çalışma izni için sağlık raporu, mühür gibi masraflar işçiden kesiliyor. İşçinin eline 2 bin 700 TL geçiyor. 700 TL’ye ev bulsa ki mümkün değil, bin TL elektrik ve su faturası gibi giderler tutuyor. Geriye bin TL kalıyor. Bir ayda bu parayı da yemeğe harcayacaksın. Dişin ağrısa dişçiye gidemezsin. Bu ülkede 14 yıl önce ile şimdi arasında dağlar kadar fark var. 10 yıl önce ben burada çalıştığım parayla araba alabilmiştim şimdi mümkün değil. İnsan hakları vardı. Şu anda bu haklar ihlal ediliyor. Durumunuz hiç iyi değil. Devletin de suçu var. Devlet işyerlerini desteklemiyor. İşyerlerinin gelişmesi için bir şey yapmıyor.

Güney’de günlük 100 Euro alıyorlar. 4 günde kazandıkları para benim bir aylık maaşıma denk geliyor. 2 bin 700 TL maaş maskaralıktır. Türkiye’den çalışmaya gelen geri gidiyor. İşverende de suç yok. Devlet gereken planlamayı yaparsa, turizmi canlandırsa, sadece bir kişi nemalanmasa gelen turistten herkes kazanacak. Yemekten ve çalmaktan vazgeçip iş yapsınlar. Okuyan insandan milletvekili yapmasınlar, halkın içinden yaşam mücadelesi veren kişiyi milletvekili yapsınlar.

“GÜNLÜK MARKET ALIŞVERİŞİ 100 TL”

Hasan İpekiçoğlu: Hesap kitap belli. Günlük bir market alışverişi 100 TL tutuyor. 30 günle çarptığında zaten asgari ücretin üstünde bir rakam çıkıyor. Bunun ev kirası, elektrik, su faturası var. Bu parayla geçinilir derlerse asgari ücreti ona versinler bakalım geçinebilecek mi?

Asgari ücret yükselince dönüp de diğer şeylere zam yapmasınlar. Asgari ücret alan insan doktora gidemiyor. Ha bugün, ha yarın derken hastalığı ilerliyor. Zaten doktora gidebilsen ilaç alamıyorsun. Devletin küçük işletmelere destek olabilmesi lazım. Asgari ücreti yükselteceğiz derken küçük işletmelerin de batmasına vesile olmayalım.

“DEVLETTEN YARDIM İSTİYORUM”

Mustafa Uslu: Gırtlak kanserinden ameliyat oldum. Cihazla konuşabiliyorum. Cihazımı dahi devlet karşılamadı. Ben Sosyal Yardım’dan maaş alıyorum. Bu durumda olan bir vatandaşa devlet yardım eli uzatmıyor. Ben asgari ücret bile almıyorum ve aldığım para bana yetmiyor. Çocuklarımın yanında kalıyorum, ameliyat olmak için, tedavilerim için kendi evimi sattım. Devletten yardım istiyorum.

“BU GİDİŞLE KIBRISLI TÜRKLER GÖÇ EDECEK”

İlker Balıkçı: Bu çağda bağımsız olduğunu iddia eden bir devletin asgari ücreti konuşması kadar komik bir şey yoktur. Stabil para biriminin olmadığı bir ülkede, üretiminin adının bile anılmadığı bir ülkede enflasyonun dar gelirli insanları vurması kaçınılmazdır. Oynanan oyun sadece gönül kapmaca oyunlarıdır. Yarın asgari ücrete yaptıkları 3 kuruşluk artış ertesi gün her şeye 5 kuruşluk zam olarak insanlara dönecek.

Hayat pahalılığından kurtulmanın yolu Kıbrıs sorununun çözümü olduğunu herkes bilmelidir. Dış dünyaya yada komşumuza bakarsak stabil para birimine sahip olmamanın bizlere neler kaybettirdiğini anlarız. Üretimden koparılmış Kıbrıs Türk toplumu çırpınışlarının hiçbir şekilde geri dönüşü yoktur. Ancak Kıbrıs sorununda bulunabilecek adil bir çözüm Kıbrıslı Türkleri üretime geri döndürecek ve kimliklerini geri getirecektir.

Sembolik yapılaşma yanlış ekonomik varyasyonlar bizi tüketime götüreceği gibi Kıbrıslı Türklerin azınlık hallerine ve göç etmelerine sebep olacaktır.

“KİMSE ŞİKÂYET ETMESİN”

Fadıl Güleri: Biz bu devleti çok bedeller ödeyerek kurduk. Biz bu devleti kurduğumuzda, ne dünya ne de Rumlar devlet olabileceğimize inanmadı. Ama kapılar açıldığında gelip gördükleri, bekledikleri gibi sefalet içinde yaşan Kıbrıslı Türkler yoktu.

Modern bir devlet anlayışı içerisinde yaşayan bir devlet vardı karşılarında. Ben 1974 öncesi esir düştüm, mezarımız bile kazılmıştı, Türkiye’nin adaya gelmesi ile hayatımız kurtuldu. O günden beridir, devletimizin yücelmesi için de çalışıyoruz. Bugün asgari ücreti tartışmak dahi istemiyorum. Devletimiz için çektiğimiz bunca çile göz önünde bulundurulacak olursa bizler 3 bin TL ile de geçiniriz. Herkes bugünlerine şükretmelidir. Günü geldiğinde daha bolluk içinde de olacağız. Bugün asgari ücretin az olduğundan yakınanların birçoğu devletten 5- 10 bin TL maaş çekenlerdir. Ancak unutulmamalıdır ki bu maaşın ödenebilmesi için birçok şehit ve malul gazimiz var. Allah Türkiyemize zeval vermesin.

Etiketler

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı