Acele etmek yok!

Önümüzdeki süreçte hükümet her başlatılan sürecin değerlendirmesi ve sonuçları konusunda sağlık uzmanlarının görüsünü kulak ardı etmeden bir sonraki adımı tasarlamalıdır

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz de bir ikilem  yaşamaktadır. Bu ikilemin odak noktası ise  normalleşme sürecinin nasıl olması gerektiğidir.  Öncelikle hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını kabullenerek adımlar atmalıyız. Önümüzde koronavirüs salgını konusunda başarılı örnekler olduğu kadar başarısız örnekler de vardır. Bizlerin yapması gereken ise tüm bu yaşanan tecrübelerden kendi ülkemizin yapısı ve özelliklerine göre en doğru çıkarımları yapmaktır.

Bu bağlamda, Yeni Zelanda dikkat çekici bir örnektir çünkü  geçtiğimiz günlerde koronavirüsü yendiğini ilan etmiştir. Kuşkusuz bu başarıda bazı faktörler dikkat çekicidir. Bunlar uzak bir ada ülkesi olması,  transit uçuşların başka ülkelere  göre daha az olması ve vakalar henüz birkaç tane iken çok süratli bir şekilde önlem alınması olmuştur. Nedir bu tedbirler? Sokağa çıkma yasağı getirilmiş Yabancıların ülkeye girişi yasaklanmış, ülke tamamen dışarıya kapatılmıştır, halkın her gün gördüğü yada yakınında bulunduğu kişilere dair günlük tutması istenmiş, baloncuk uygulaması dikkatle uygulanmış (salgın boyunca birbirlerinden başka kimseyi görmeyecekleri garantisi vererek bir grup insan seçerek kısmen sosyalleşmeyi sürdürmüşler) ve çok etkin bir test politikası uygulanmaya devam etmektedir.

Etkin test politikası diye bahsettiğimiz şey günde ortalama 8 bin adet test yapılmasını içeren bir yaklaşımı içermektedir. Ve bu test politikası da bugünkü başarının temel anahtarı olmuştur. Bugün ise Singapur ve Avusturya’da olduğu gibi hastaların takibi için yeni bir aplikasyon uygulaması için çalışmalar sürmektedir. Hem hükümet hem de vatandaşlar tedbirler konusunda hiçbir gevşeme göstermemiştir. Nitekim, tedbirleri gevşeten Almanya’da vakaların nasıl artışa geçtiğini de unutmamalıyız.

Koronavirüs salgını ile mücadelede ülkemizin de Yeni Zelanda ile pek çok ortak yönü vardır. Öncelikle şu ana kadar KKTC hükümeti de koronavirüs salgınına karşı hızlı ve etkin önlemler almıştır. Bu süreçte ilk kez belki de dünyaya kapalı bir ada ülkesi olmanın avantajını fazlasıyla yaşadık dersek yanlış söylemiş olmayız.  Kuşkusuz, sokağa çıkma yasağı,  yurt dışı uçuşlarına ara verilmesi, karantina ve temas takibi konusundaki dikkat ve hassasiyet mevcut hükümetin hanesine artı olarak yazılmıştır. En büyük eksikliğimiz hala sağlık sistemimizin altyapı  ve yataklı tedavi sorununu  tam olarak çözememesi olduğu görülmektedir.

Ülkemizde de normalleşme sürecine ilk adım atılıyor. Bu süreç aşamalı olmak zorundadır ki hükümet yetkilileri de bu yönde açıklamalar yapmaktadır. Ancak Önümüzdeki süreçte hükümet her başlatılan sürecin değerlendirmesi ve sonuçları konusunda sağlık uzmanlarının görüsünü kulak ardı etmeden bir sonraki adımı tasarlamalıdır.  Son günlerde sanki kamuoyunun nabzını ölçme gaylesiylemiş gibi  ortaya atılan okulların yakın zamanda açılması tartışması son derece yersiz ve zamansızdır.  Adamıza yurt dışından  gelecek uçaklar konusunda halkımız endişeli ve tepkilidir. Bu bağlamda, yakın geçmişte yaşanan hatalardan ders alarak, hiç kimseye hiçbir ayrıcalık tanımadan ciddi bir karantina süreci gerçekleştirilmelidir. Aksi halde mevcut başarı hikayesi çok büyük ve telafisi mümkün olmayan koskocaman bir başarısızlık olur.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı