Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca’da “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanış konuşmasını yaptı.
“25 yıldır ilkelerimizden taviz vermedik, kendimizi yenilemekten, ufkumuzu genişletmekten vazgeçmedik”
Toplantımıza iştirak ederk fikirleriyle, tenkit ve tespitleriyle katkı sunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. 14 Ağustos 2001’den AK Parti’yi kurarak Türkiye’de yepyeni bir sayfa açtık. AK Parti, Türk siyasetini pek çok yenilikle tanıştırdı, Türkiye’yi dönüştürdü, siyaset kurumuna yeni soluk, yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırdı. Bilhassa istişareyi farklı bir yaklaşımla ele aldık ve tarz-ı siyasetimizin tam merkezine oturttuk. Kamplarımızın en önemli özelliği, istişareyi geleneksel hale getirmesi, kurumsal bir zemine kavuşturmasıdır. Şunu bir defa açıkça söylemek isterim, bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar meşverete verdiğimiz önemin de büyük payı vardır. Çeyrek asırlık bu destanın her sayfasında her türlü öneriye, her türlü yapıcı eleştiriye kapımızı açık tutmamız vardır. Millet hesaba çekmeden kendimizi hesaba çekmeyi prensip edinmemiz vardır. Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini aynı zeminde birleştirme, aynı potada eritme kabiliyetimiz vardır. Türkiye’nin bütün renklerini partimizin çatısı altında buluşturma vasfımız vardır.
25 yıldır farklı düşünce ve önerilere kapımızı kapatmadık. 25 yıldır kendimizi yenilemekten, ufkumuzu genişletmekten vazgeçmedik. 25 yıldır bu ilkelerimizden taviz vermedik, kendimizi yenilemekten, ufkumuzu genişletmekten vazgeçmedik. Artık kendi alanında ülkemizde ve dünyada bir markaya dönüşen istişare ve değerlendirme toplantılarımız, en geniş katılımlı platform kimliğiyle her zaman özel bir konuma sahip oldu. Yer seçiminden hazırlık çalışmalarına, içeriğinden temasına, şarkısından oturumlarda ele alınacak konulara kadar hep çok titiz davrandık. Hiçbir detayı atlamadık, hiçbir boşluk bırakmadık. En verimli, en doyurucu şekilde geçmesi için çok titiz bir çalışma yürüttük.
“AK Parti’nin mutfağının Türkiye’ye yön verecek kapasitesini bir kere daha gördük”
Güvenlik, kalkınma, ekonomi ve toplum gibi çeşitli başlıklarda tertiplenen ortak akıl oturumlarında ise bakanların ve genel başkan yardımcılarının, katılımcılarla mevcut çalışmalarını paylaştılar. Bakanlıklarımızın faaliyetlerine yönelik sahadan gelen talep, öneri ve eleştirileri tek tek not ettik. Sorulara ayrıntılı cevaplar verildi. Dün akşam 28. dönem milletvekillerimizin katılımıyla meclis parti grubu çalışmaları ve değerlendirmeleri oturumu son derece verimli ve amaca matuf bir şekilde başarıyla icra edildi. Bugün ise genel istişare ve değerlendirme oturumunda katılımcılar kabine üyelerimize hem sorularını yönelttiler hem temsil ettikleri şehirlerin sorunlarını ilettiler. Hem de değerlendirmelerini samimiyetle dile getirdiler. Biz de bu süreçte arkadaşlarımızla görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Sahadan aktardıkları geri bildirimleri aldık. Milletimize nasıl daha iyi hizmet edebileceğimizi kendileriyle mütalaa ettik. Gerekli talimatları verdik. Allah’a hamdolsun her açıdan dolu dolu bir iki gün geçirdik. AK Parti’nin mutfağının Türkiye’ye yön verecek politika üretme, fikir ve paradigma üretme kapasitesine sahip olduğunu bir kere daha gördük.
“Çeyrek asırda büyük bir başarı hikayesine imza attık”
Bizler de 25 sene önce millete hizmet yolunda neye talip olduğumuzu bilerek çıktık, kader birliği yaparak çıktık. “Bu millet bize yüreğini vermiş, kalbini vermiş, gönlünü vermiş, hepsinden önemlisi bu kadroya özlemlerini, hayallerini emanet etmişti. Allah’a hamdolsun o emanete bugüne kadar gölge düşürmedik.Bir engeli aştığımızda önümüzde daha büyük hedefler belirdi. Çok büyük duvarlarla karşılaştık setleri tek tek devirerek, yıkarak bugünlere geldik. Bu aziz millet 25 sene önce kutsal bir emanet yüklemişti. Özlemlerini, hayallerini emanet etmişti. Çeyrek asırda Cumhuriyet tarihinde başka hiçbir hükümete nasip olmayan büyük bir başarı hikayesine imza attık. Çeyrek asırda birlikte yorulmak, ter dökmek, bir yol arkadaşınız olarak beni ziyadesiyle mutlu etmiştir. Böyle bir hareketin neferi olduğum için çeyrek asırlık destanın parçası olduğum için kıvanç duydum. Millet için, memleket için, çocukları için çıktığımız bu yolda kol kola yürümeye daha nice seneler devam edeceğiz.
“Bu hareket sadece 86 milyonun değil ümmetin de umududur”
25 yıl önce milletin umudu olarak yola çıkmıştık ama bugün sınırlarımız dışında yaşayan yüz milyonların da umut kaynağı haline geldik. Daha önce hiçbir siyasetçinin gitmediği ilçelere, beldelere, köylere beraberce gittik. Uzak yakın demedik, yağmur çamur demedik, güneş, yaz, ayaz demedik, Türkiye’yi bir baştan diğer başa pek çok kez dolaştık. Dünyanın dört bir yanına ziyaretler gerçekleştirdik. Bunların arasında hiç ziyaret edilmeyen yerler de vardı. İç siyasette Ankara’yı Türkiye’ye açtığımız gibi dış politikada da Türkiye’yi dünyaya açtık. Kapsama alanı dışında bırakılmış coğrafyalarla kucaklaştık. Nerede Türkiye’de ihtiyaç duyulduysa orada olmaya gayret ettik. Nasıl Türkiye Türkiye’den daha büyüksek AK Parti de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir. Bu hareket sadece 86 milyonun değil ümmetin de umududur. Gazze’nin yegane umudu sizlersiniz. Ayağa kalkmakta olan Şam’ın umudu, Mogadişu’nun, Beyrut’un umudu sizlersiniz. Unutmayın Lefkoşa, Bakü size bakıyor.
Unutmayın biz sadece kendi insanımızın değil, gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin de duasını alan, desteğini alan bir hareketiz. Kim ki şahsi hırslarına yenik düşer, bilsin ki aziz milletimizin de kardeş coğrafyalarında ümmetin de vebali üzerindedir. Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır. Bizim mazlumlara ödenecek borcumuz vardır. Bizim mazlumlara karşı mesuliyetimiz vardır. Bakınız Gazze’de bir arabada yakınlarının cesetleri arasında sıkışmış halde ambulans bekleyen, bu sırada sağlık çalışanıyla birlikte dua eden Kur’an okuyan Hind Recep yavrumuzu kasten öldürdüler. Annesinin emzirdiği bebeği nişan alarak kasten öldürdüler. Parklarda, okullarda, hastanelerde, kuvözlerde masum yavruları kasten öldürdüler. Dünyayı daha tanımadan daha ne olup bittiğini anlamadan binlerce bebeği, ağzı süt kokan binlerce sabiyi şehit ettiler.
“Gazze’de yaşanan soykırımın hesabı şüphesiz sorulacak”
Gazze’de bir soykırım yaşandı, saldırılar halen de devam ediyor. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak. Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse işte bu kadro soracak. Tüm kalbimle söylüyorum yükünüz çok ağır ama siz bu yükün altına bilerek, isteyerek, gönüllü olarak girdiniz. Yaptığınız ve yapacağınız her işte, atacağınız her adımda Hind Recep’in o güzel gözleri, o masum gözleri, gözünüzün önüne gelsin. Eren Bülbül’ü hatırlayın, Aybüke Yalçın’ı hatırlayın, Ayşe Nur Alkan’ı hatırlayın, Mehmet Selim Kiraz’ı hatırlayın, Ömer Halis Demir’i, Halil Kantarcı’yı hatırlayın, şehit Mustafa Cambaz’ı hatırlayın, 15 Temmuz gecesi kurşunların hedefi olan yol arkadaşlarımızı hatırlayın. Onların henüz 16-17 yaşındayken acımasızca hayattan kopartılan evlatlarını, kardeşlerimizi hatırlayın. Bu aziz kadro bugüne kadar Hz. Peygamber’in, ehli beytin, evliyanın, ulemanın, ecdadın, şehitlerimizin, gazilerimizin din, vatan, bayrak uğruna can veren kahramanların, mazlumların hatırasına sahip çıkmış bir kadrodur. Sahip çıkmaya da devam edecektir.
Yapmanız gereken davanıza dört elle sarılmak, üzerinizdeki emanetin hakkını vermek, daha çok çalışmak, daha çok gayret etmektir. Yorulan varsa, buyursun kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok. Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız. Her büyükşehirde, ilde, ilçede, beldede, köyde teşkilatımızın en az bir üyesiyle tokalaşmayan, konuşmayan, tanışmayan kimse kalmayacak. Medya tamam, sosyal medya tamam ama bizim hareketimiz ruberu muhabbet üzerine kurulur. Unutmayın muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl. Kibirden özellikle uzak duracağız. Tevazuyu elden bırakmayacağız. İktidar partisi demek hacet kapısı, dert kapısı, derman kapısı demektir. Vatandaşlarımızın ilettiği sorunlara bigane kalmayacak, çare bulmaya çalışacak, çare bulamıyorsak imkanlarımızı daha da zorlayacağız. Allah’ın izniyle çeyrek asırlık destana yeni zaferler eklemeye hep birlikte devam edeceğiz.











