Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adanın tamamını ilgilendiren konularda tek taraflı anlaşmalar yapmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bakanlık, Rum liderliğinin attığı adımların sadece adayı değil, tüm bölgeyi risk altına soktuğunu belirtti.
Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve askeri unsurların konuşlandırılması, teknoloji paylaşımı, ortak tatbikatlar ve askeri sanayi iş birliğini içeren Kuvvetlerin Statüsü anlaşmasına değinen açıklamada, bu tür girişimlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkı nezdinde yok hükmünde olduğu ifade edildi.
“Güvenlik ve İstikrarı Bozuyor”
Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi
“İnsani amaçlar kisvesi altında esasen askeri kazanım ve avantaj elde etmeye yönelik giderek yoğunlaşan ve Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki özden gelen egemen eşit haklarını yok sayan bu adımlar, adamız ve bölgemizin güvenlik ve istikrarına ilişkin kurulan hassas dengeleri bozmaya yöneliktir.”
Açıklamada, yaşanan bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisinin hayati önemini bir kez daha teyit ettiği ve Anavatan Türkiye ile savunma alanındaki iş birliğini güçlendirme ihtiyacını ortaya koyduğu kaydedildi.
“Samimiyetsizliğin Açık Tezahürü”
Rum liderliğinin bir yandan silahlanma anlaşmaları imzalayıp yabancı askeri unsurlara üs imkanı sağlarken, diğer yandan müzakere masasında “sıfır asker, sıfır garanti” şartını öne sürmesinin samimiyetsizliğin açık bir tezahürü olduğu belirtildi. Bu provokatif adımların iki halk arasındaki güven eksikliğini derinleştirdiği vurgulandı.
Son olarak Fransa’ya çağrıda bulunan Dışişleri Bakanlığı, 1974 Mutlu Barış Harekatı ile Doğu Akdeniz’de sağlanan güvenlik düzenine zarar veren girişimlerin sonlandırılması gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı
“Kıbrıs Rum liderliği yalnızca adamızı değil, bölgemizi de bir hedef haline getirme riski taşıyan adımlar atmaktan bir an önce vazgeçmelidir. Kıbrıs adasındaki mevcut gerçekleri ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen egemen eşitlik haklarını göz ardı ederek, GKRY ile tek taraflı adımlar içerisine giren Fransa gibi devletlerin adadaki iki devlet arasında iş birliği ve diyalog yaratılması yönündeki sürece zarar vermeye devam ettikleri aşikardır.”









