Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde 20 yıldır karanlıkta kalan bir olayın aydınlatıldığını duyurdu.
Gürlek, 2006 yılında bulunan ancak kimliği tespit edilemediği için “kimsesizler mezarlığına” defnedilen kadın cesedinin, yıllardır her yerde aranan Gülcan Yazıcı olduğunun kesinleştiğini belirtti.
Olayın aydınlatılmasında Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kritik rol oynadığını vurgulayan Bakan Gürlek, şunları kaydetti;
Bafra Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü çalışmalar neticesinde 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan ve kimliği tespit edilemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen bir kadın cesedinin, yıllardır kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı kardeşimize ait olduğu kesin olarak tespit edilmiştir. Bakanlığımız bünyesinde hayata geçirdiğimiz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar neticesinde yaşanan bu gelişme; devletimizin hiçbir dosyayı karanlıkta bırakmayacağının en somut kanıtıdır.
“1000 kişilik kayıp listesi iğneyle kuyu kazar gibi incelendi”
Kapsamı genişletilen araştırmalarla 1000 kişilik kayıp listesi ve tüm bağlantıları iğneyle kuyu kazar gibi inceleyen ekiplerimiz, DNA eşleşmesiyle gerçeği gün yüzüne çıkarmıştır. Gülcan Yazıcı’nın öldürülmesine ilişkin şüpheli 3 şahıs hakkında gözaltı kararı verilmiş ve adli süreç başlatılmıştır.
Olayın aydınlatılması için titiz bir soruşturma yürüten Bafra Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Samsun İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimize ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdogan’ın liderliğinde; adalet teşkilatımız tüm faili meçhullerin üzerine gitmeye, failler yargı önünde hesap verene kadar her dosyanın takipçisi olmaya kararlılıkla devam edecektir.
Başsavcılık soruşturma dosyasının detaylarını paylaştı
Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 2006/719 sayılı faili meçhul soruşturma dosyasının yeniden incelenmesi kapsamında ulaşılan çarpıcı bilgileri kamuoyuyla paylaştı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, 14 Mart 2006 tarihinde Bafra ilçesi Ozan Mahallesi mevkiindeki Ozan Çayı içerisinde bulunan kimliği belirsiz kadın cesedi üzerinde yapılan incelemede, bir adet 7,65 mm çapında ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edildiği anımsatıldı. O dönem kimliği belirlenemeyen cesedin, adli işlemlerin ardından İstanbul Kilyos Kimsesizler Mezarlığına defnedildiği ve 2008 yılında dosya hakkında “daimi arama” kararı verildiği belirtildi.
1000 kişilik liste ve DNA eşleşmesi
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda çalışmaların derinleştirildiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi;
Çalışma alanı genişletilerek Karadeniz bağlantılı kayıp şahısların İstanbul, Sakarya, Kocaeli ve Yalova irtibatları mercek altına alınmıştır. İncelemeye dahil edilen 1000 kişilik kayıp listesi ve akraba bağlantıları sonucunda, cesedin 4 Ağustos 2004’ten bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı olabileceği değerlendirilmiştir. Maktulün kızı Sultan Orta’dan 15 Mayıs 2026 tarihinde alınan DNA örneği ile cesetten elde edilen genetik materyalin karşılaştırılması sonucunda, cesedin Gülcan Yazıcı’ya ait olduğu kesinleşmiştir.
Kızının ifadesi düğümü çözdü
Soruşturma kapsamında maktulün kızı Sultan Orta ile yapılan görüşmede ulaşılan detaylar, cinayet şüphesini güçlendirdi. Sultan Orta’nın, annesi Gülcan Yazıcı ile babası Osman Orta’nın imam nikahlı yaşadıklarını, babasının annesine sürekli şiddet uyguladığını ve aralarında ciddi geçimsizlik bulunduğunu beyan ettiği öğrenildi.
Orta ayrıca, annesinin kaybolmasının ardından babasının kendisini ve erkek kardeşini yakın arkadaşı Bayram Akyürek’in yanına bıraktığını, çocuklara bakılması karşılığında emekli maaşını bu şahsa verdiğini ifade etti.
Eşi, kardeşi ve arkadaşına gözaltı kararı
Elde edilen bilgi, belge ve tanık beyanları doğrultusunda Başsavcılık, cinayetle bağlantılı olduğu değerlendirilen 3 şüpheliye odaklandı. Maktulün imam nikahlı eşi Osman Orta, yakın arkadaşı olduğu belirtilen Bayram Akyürek ve maktulün kardeşi Nuri Yazıcı şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edildi.
Başsavcılık, anılan 3 şahıs hakkında 2 Haziran 2026 tarihi itibarıyla arama, el koyma ve gözaltı kararı verildiğini bildirdi. Çok yönlü devam eden soruşturma kapsamında, elde edilecek yeni deliller ışığında adli sürecin titizlikle yürütüldüğü vurgulandı.










