1. Haberler
  2. Kıbrıs
  3. 15. Uluslararası Kerpiç Konferansı Lefkoşa’da Başladı

15. Uluslararası Kerpiç Konferansı Lefkoşa’da Başladı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kerpiç Akademi tarafından organize edilen ve bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ev sahipliği yaptığı 15. Uluslararası Kerpiç Konferansı , Lefkoşa’da başladı.

Toprak bazlı yapı malzemeleri ile çağdaş mimarlık çözümlerini bir araya getirmeyi amaçlayan konferans, Cumhurbaşkanlığı Beyaz Salon’da gerçekleştirilen açılış töreni ve plaket takdiminin ardından, atölye çalışmaları ve bildiri sunumlarıyla devam ediyor.

“Toprak Bazlı Mimari” ana temasıyla düzenlenen ve üç gün sürecek olan organizasyonda, farklı ülkelerden katılan akademisyen ve bilim insanları tarafından 60’a yakın bildiri sunulacak. Konferans; Cumhurbaşkanlığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile KTMMOB Mimarlar Odası iş birliğinde gerçekleştiriliyor.

Etkinliğin açılışında; Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Tuğşad Tülbentçi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, İTÜ ARI Teknokent Müdürü ve İstanbul Medipol Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Dikbaş ile Kerpiç Akademi Kurucusu Prof. Dr. Bilge Işık birer konuşma yaptı.

Ataoğlu“Kerpiç mimari, kültürel kimliğimizin yaşayan izlerindendir”

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, kerpiç mimarinin Kıbrıs’ın tarihi dokusunda çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, köylerde ve eski yerleşim alanlarında yer alan bu geleneksel yapıların kültürel kimliğin yaşayan izleri olduğunu kaydetti.

Ataoğlu, bu mirası korumanın, restore etmenin ve geleceğe taşımanın ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Yüzyıllardır Anadolu’da, Kıbrıs’ta ve dünyanın birçok bölgesinde kullanılan kerpicin yalnızca geçmişin yapı malzemesi olmadığını ifade eden Ataoğlu, insanın doğayla kurduğu uyumun, iklim koşullarına dayalı yaşam kültürünün ve sürdürülebilir mimarlığın bir simgesi olduğunu belirtti. Bakan Ataoğlu, modern dünyanın karşı karşıya olduğu çevresel sorunlar nedeniyle bu yapının yeniden önem kazandığını dile getirdi.

Enerji verimliliği, doğal malzeme kullanımı, karbon ayak izinin azaltılması ve iklim değişikliğine dayanıklı yapı anlayışının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini kaydeden Ataoğlu, geleneksel bilgi birikimi ile çağdaş mühendislik ve mimarlık anlayışını bir araya getiren çalışmaların büyük değer taşıdığını söyledi. Yeni nesillerin kültürel farkındalık kazanmasını temenni ettiklerini belirten Ataoğlu, Bakanlık olarak kültürel mirasın korunmasına, sürdürülebilir turizm politikalarına ve çevreyle uyumlu projelere katkı koymaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Amcaoğlu“Kerpiç kültürümüzün geleceğe taşınması ataların bıraktığı mirasın devamı”

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Türkiye’den gelerek birçok insanın eğitimine katkıda bulunan başta Prof. Dr. Bilge Işık olmak üzere bu kültürün geleceğe taşınması için emek verenlere teşekkürlerini iletti.

Gönyeli’de 10 yaşına kadar kerpiç bir yapıda büyüdüğünü ifade eden Amcaoğlu, Gönyeli kültüründe kerpicin yerini yıllardır vurguladığını kaydetti. Yapılan çalışmanın, 455 yıl önce adaya gelen ataların bıraktığı mirasın devamı olduğunu ifade eden Amcaoğlu, kimliğin korunması için kültüre sahip çıkmanın gerekliliğine işaret etti.

Tülbentçi“Kerpiç, çağdaş malzemelerle depreme karşı direnebilir noktaya geldi”

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Tuğşad Tülbentçi de geleneksel kerpiç binaların depreme dayanıklı olmadığına dair görüşleri hatırlatarak, çağdaş malzemelerle geliştirilen kerpicin depreme karşı direnebilir noktaya geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Işık ile İstanbul’da çalıştığı döneme değinen Tülbentçi, geleneksel kerpiçten geliştirilmiş stabilize kerpicin ilk uygulamalarından birini yaptıklarını, yaklaşık 30 yıl önce inşa edilen binanın birçok deprem, yağmur ve doğal koşula rağmen halen ayakta olduğunu kaydetti. Kıbrıs’ta stabilize edilmiş alçılı kerpiç uygulamalarının Değirmenlik ve Dilekkaya’da yapıldığını belirten Tülbentçi, kerpiç konusundaki çalışmaların bilimsel olarak ele alınmasının değer taşıdığını ifade ederek, uluslararası düzeyde bir konferansın KKTC’de düzenlenmesinden dolayı teşekkür etti.

Tümer“Kerpiç mimarisi yalnızca geçmişi değil, geleceği de anlatır”

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer ise kerpiç mimarisinin insanlığın hafızası, kültürel süreklilik ve sürdürülebilir yaşam anlayışı açısından yeniden düşünülmesi gereken bir alan olduğunu söyledi. Modern şehirler büyürken insan ölçeğini, doğayla uyumu ve yerel hafızayı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalındığını kaydeden Tümer, kerpiç mimarisinin yalnızca geçmişi değil, geleceği de anlattığını belirtti.

Tümer, kerpicin toprakla insan arasındaki bağın, doğayla uyumlu yaşamın, enerji verimliliğinin, yerli üretimin ve sürdürülebilir mimarinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu ifade etti. Anadolu’da, Orta Asya’da, Orta Doğu’da ve Kıbrıs’ta insanların yüzyıllar boyunca yaşadıkları coğrafyanın iklimine uygun, ekonomik, sağlıklı ve çevreci yapılar inşa ettiğini hatırlatan Tümer, bu yapıların birçoğunun bugün ayakta olduğunu ve Kıbrıs’ın tarihi köylerine bakıldığında bu geleneksel yapı kültürünün net bir şekilde görülebileceğini söyledi.

Olguner“Kerpiç, Kıbrıs Türk mimarisinin parçasıdır”

Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner de kerpicin Kıbrıs Türk mimarisinin ve kültürel mirasının önemli bir parçası olduğunu belirterek, bu alanda uluslararası bir konferans düzenlenmesini değerli bulduklarını söyledi. Mimarlar Odası’nın kendi binalarında ve yürüttüğü çalışmalarda tarihi ve kültürel mirası korumaya katkı koyduğunu ifade eden Olguner, kerpicin bugün dünyada enerji verimliliği ve sıfır karbon hedefleri açısından ele alınan önemli yapı malzemelerinden biri olduğunu vurguladı. Kerpiç yapılarda kışın sıcak, yazın serin bir yaşam alanı oluştuğunu belirten Olguner, bu malzemenin hem kültürel miras hem de uygulama pratiği açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Dikbaş“Artık kültürel miras ve insanın doğayla kurması gereken ilişki konuşuluyor”

İTÜ ARI Teknokent Müdürü ve İstanbul Medipol Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Dikbaş da kerpiçle ilgili KKTC’de yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Dünyanın yeni bir dönemden geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Dikbaş, artık yalnızca teknolojinin değil; iklim krizi, sürdürülebilirlik, kültürel miras ve insanın doğayla kurması gereken ilişkilerin de ön plana çıktığını belirtti.

Konferans, yarın Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde devam edecek. Pazar günü ise katılımcılara yönelik teknik ve kültürel gezi düzenlenecek.

15. Uluslararası Kerpiç Konferansı Lefkoşa’da Başladı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter