ABD ile İran arasındaki gerilim ve ateşkesin geleceği tartışılmaya devam ederken, uzmanlar sürecin oldukça kırılgan ve belirsiz olduğuna dikkat çekiyor. Tarafların temel konularda uzlaşmaya uzak olması, diplomasiden kalıcı bir sonuç çıkma ihtimalini zayıflatıyor.
Dr. Cihan Günyel, tarafların pozisyonlarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Karşımızda Donald Trump var. Açıklamaları , bununla beraber eylemleri de bazen tutarsız olabiliyor. Her iki taraf masaya da gelse bir sonuç çıkacak mı? Aslında tartışma noktalarından birisi bu. Her iki taraf da birbirinin zıt noktasında duruyor. Birbirlerinin elinden istedikleri oldukça tam tezat ve birbirlerinin karşı tarafında ve kırmızı çizgilerinden vazgeçmeyen bir durum var.”
ABD ve İran’ın yaklaşım farkına dikkat çeken Günyel, şunları söyledi:
“Trump’ın açıklamalarında İran’ın egemenlik haklarını, karşısında eşit egemen bir birim olarak görmekten ziyade gerçekten bir anlaşmayı dikte etmeye çalışıyor. Diğer taraftan İran da özellikle bunu egemenlik haklarının ihlal edilmesi üzerine ve bir teslimiyet anlaşması olarak okuyor. Her iki taraf masaya gelse diye bir tarafta şu an masada bulunsa da çok sonuç çıkacak gibi durmuyor.”
Sürecin nasıl evrileceğinin öngörülemediğini belirten Günyel, Trump’ın söylemlerindeki dalgalanmaya işaret etti:
“Bu nereye evrilir, şu anlamda kestirmek zor. Trump sürekli açıklamalarında tehdit dilini bırakmıyor. Ama bir anda şu açıklamayı da yapabilir: ‘Bir hafta daha ben ateşkesi uzatıyorum’ da diyebilir. Süreç olarak burada baktığımızda Trump’ın da açıkçası savaşa dönüp dönmeme konusunda bence çekinceleri olduğunu düşünüyorum.”

ABD iç siyasetinin de süreci etkilediğini vurgulayan Günyel, şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle Amerikan basınında da yer aldı bu. Bir ‘Jimmy Carter sendromu’ yaşadığı yönünde değerlendirmeler var. 1979 yılında İran İslam Devrimi sonrası yaşanan rehine krizi ve başarısız kurtarma operasyonunun, dönemin Başkanı Carter’a seçim kaybettirmesi örneği üzerinden bir stres olduğu ifade ediliyor. Bu da Trump açısından bir risk. Savaşa dönülmesi, asker kaybı yaşanması ve olası bir başarısızlık ciddi sonuçlar doğurabilir.”
Trump’ın iç baskılarla karşı karşıya olduğunu belirten Günyel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Trump’ın bu noktada bence biraz köşeye sıkıştığını da görüyoruz ama bir anlamda da şunu da görüyoruz; bir türlü o şiddet dilini de bırakmıyor. Hâlâ da istediğini almaya çalışan bir Trump mevcut. İçeride enerji fiyatları artıyor, ekonomi istenen noktada değil. Amerikan halkı savaşa ikna edilmiş değil ve bu anketlere de yansımaya başladı. Önümüzdeki kasım ayında da Temsilciler Meclisi seçimi var. Trump’ı zorlayan noktalar var.”
İsrail faktörünün de sürecin önemli bir belirleyeni olduğunu ifade eden Günyel, şunları kaydetti:
“Bir de İsrail faktör var. İsrail açıkçası bu ateşkesin olmaması ve savaşa kalındığı yerden devam edilmesi yönünde. Çünkü bunu bir varoluşsal mesele olarak ele alıyor. İran’ın rejiminin bir an önce sona erdirilmesi üzerine kendisini konumlandırmış durumda. Amerika ile İsrail’in burada yaklaşımları farklı. Amerika’yı sınırlayan faktörler var ama İsrail açısından durum böyle değil.”
Ateşkesin geleceğine ilişkin net bir tablo olmadığını belirten Günyel, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Zaten kırılgan bir ateşkes var. Şunu söylemek lazım; belirsizlik devam ediyor. Savaşa evrilebilir. Diplomasi masası da, savaş kartı da hâlâ masada. Sahadaki hareketliliğe baktığımızda bu olasılığın da yüksek olduğunu söylememiz gerekir.”











