8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Bu günde nedense hep aklıma Oya Talat gelir...

Bu yıl, 8 Mart pazar gününe denk geliyor…

Birleşmişler Milletler tarafından verilen 8 Mart Dünya Kadınlar günü birçok ülkede kutlanıyor.

Dünya Kadınlar Günü’nün kökleri, işçi hakları hareketlerine dayanıyor.

Bu günde nedense hep aklıma Oya Talat gelir…

Boğaz piknik alanında mikrofona söylediği şarkıdaki içten haykırışı hiç gitmez kulaklarımdan…

Gözlerinde çalınınca şarkılar

Dağlarda dört mevsim birdenbire açar.

Her an gözlerinde şarkılar çalsa

Yaman olurdu dünya bir anda

Güzel günler hangi dağın ardındadır

Varabilmek mümkün mü hiç o dağlara…

***

Dayanamadım aradım kendisini…

İlk söylediği cümleyi sizlerle paylaşıyorum;

“Önceden 8 Mart komünist günü olarak anılırdı. Bizi dışlarlardı, bugün aynı insanların, bu günü kutlamalarını çok samimi bulmuyorum” dedi…

Özellikle bu günde çiçek dağıtılmasına, yemekler yenmesine, “kadınlar gününüz kutlu olsun” denmesine, çok canının sıkıldığını paylaştı benimle…

Bir ömür kadın haklarının hayata geçmesine adanmış bir hayat onun ki…

Bir toplantıda karşısında oturan topluluğa hitap ederken söylediği sözler keşke gerçekleşebilse…

“En büyük isteğim, meclisin yüzde ellisinin kadın katılımını görmektir. Görmeden ölürsem, gözlerim açık gidecek.”

Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırıldığı bir dünya için çalıştık.

En güzeli de bu son cümlesiydi Oya Talat’ın…

 

***

Beni kadın olmanın en acıtan yeri…

Kocasından dayak yiyen kadındır.

Kendisinde bunu hak olarak gören, konuşmaya geldiğinde mangalda kül bırakmayan, karısını döven insanları, televizyon haberlerinde görünce eleştiren, aşağılayan, cehaletle suçlayan, kendinin bir canavar olduğunu asla kabul etmeyen, karısını dövdüğünü hep inkar eden kütük adamlardır.

Kadın ayrılmaya kalkışınca panik atak olan, “seni prensesler gibi yaşatacağım” vaatleriyle kadını kararından döndürmeye çalışan, ölümle tehdit eden, sevgisiz büyütülmenin, kendi annesine, babasının yaptığı zulmü, karısından çıkarmaya çalışan adamların pençesindeki kadınlar beni acıtır.

Polise gittiğinde, “biz özel yaşama karışamayız” cevabı alan kadınlar beni acıtır.

Kocasını şikâyet ettiğinde, “o senin kocandır sever de, döver de” cevabıyla hayatları çöken kadınlar beni acıtır.

Kocasından dayak yiyip, kafası duvarlara çarptırılan, kemerle kalçasına vurulan kadının, çocuklarına hiç bir şey olmamış gibi sarılıp, “üzülmeyin bir şey yok, ben iyiyim” deyip rol yapması beni acıtır.

Çocukların dayak yiyen annenin acısıyla büyümeleri beni acıtır.

Bunların hayat boyu en derin, en gizli yerlerde saklı kalması beni acıtır.

Kocalarına aynı dayağı attıramadan, öcünü alamayan kadınların sızısı beni acıtır.

Çaresizlik orucunu içen kadınların kaderi beni sızlatır.

Elimde sihirli değnek olsa karısını döven tüm erkekleri “hadım” ederdim, güçsüzlüğün ne olduğunu bir de böyle yaşasınlar isterdim.

Kadınlar günü mü?

Hiçbir zaman işe yaradığına inanmadım.

Bir önemli seçim de ABD’de olacak…

Yılın sonunda, 3 Kasımda ABD başkanlık seçimleri var…

İlginç olan, beş yıl önce en düşük halk desteği ile Başkan seçilen Trump, bugün yapılan anketlerde en çok halk desteğine sahip Lider konumunda.

Hakkında açılan soruşturmaların, dosyaların sonuçlanmasıyla, ABD halkı üzerinde gücünü ispat etmiş görünüyor.

Küresel araştırma şirketi Gallup’ın son anketine göre Trump’a kamuoyu desteği yüzde 49’a çıkmış.

ABD’li başkan göreve geldiği Ocak 2017’den beri en yüksek desteği yakalamış oldu.

Diğer yandan kesin olmamakla birlikte karşına çıkacak rakip adayın Demokratlı Joe Biden’in olması bekleniyor.

***

ABD seçimlerinde süper salı sendromu vardır ki, seçimlerin nabzı orada atıyor, adaylar için…

“Süper Salı” olarak adlandırılan ön seçimlerde eski Başkan Yardımcısı Joe Biden 14 eyaletin dokuzunda ilk sırada yer aldı.

Süper salının galibi Biden oldu.

Joe Biden’ın ön seçimi kazandığı yerler arasında ülkenin en büyük ikinci eyaleti Texas da var.  Minnesota, Oklahoma, Arkansas, Alabama, Tennessee, North Carolina seçimleri önde götürüyor.

Bu eyaletlerden son ikisi, 3 Kasım 2020’de yapılacak Başkanlık Seçimleri’nin kaderini belirleyebilecek yerler arasında gösteriliyor…

***

Joe Biden’ın aslında yabancı değiliz.

Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı evinde ziyaret edişi, evine girerken ayakkabılarını çıkarması, Ankara sokaklarında kebap yemesi, çarşısında alışveriş yapması gibi pek de ABD yöneticilerinde rastlamadığımız yakın ilgisi oluşmuştu Türkiye’ye…

Daha da önemlisi, Mayıs 2014’de Kıbrıs ziyaretiydi.

Rum Lider Anastasiadis ve dönemin Cumhurbaşkanı Eroğlu’nu, Cumhurbaşkanlığı makamında ziyaret etmişti ancak resim çekilmesine müsaade etmemişti. Yani Cumhurbaşkanı Eroğlu ile basın önünde tokalaşmamıştı.

Hepimizin içi burkulmuştu.

Bizim kendi propagandamızı oluşturacak lobi çalışmalarına gerekli insan yatırımını yapamadığımız sürece içimiz burkula burkula ezik büzük yaşamaya devam edeceğiz.

***

Biden, ziyaretinde ilginçtir Maraş konusuna da değinmişti.

Dönemin müzakerecisi, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’dı.

Maraş konusunda, yerleşime açılmasından çok özel sektörün öncülüğünde bir fizibilitenin yapılması için iki tarafın da rızasını yoklamıştı.

Bu fizibilite çalışması ABD tarafından mı yapılmak isteniyordu, konu ilerletilmediği için “maraş” dilek ve temennilerle kalmıştı.

Yeniden ABD seçimlerine dönecek olursak;

Amerikalıların çoğunluğu Trump’ın kazanacağını düşünüyor

CBS News kanalın yaptırdığı ankete göre, Amerikalıların yüzde 65’i, seçimleri Demokrat rakibiyle başa baş kalsa da Trump’ın kazanacağını düşünüyor.

3 Kasım 2020’de yapılacak Başkanlık seçimlerini kazanacak olan isim 20 Ocak 2021’de Beyaz Saray’da başkanlık koltuğuna oturacak.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu