2020’den neler bekliyoruz? Daha doğrusu bir şey bekliyor muyuz?

Peki sadece 2020 yılına baksak?

Kuzey Kıbrıs’ta yaşayanların 2010’lu yıllarla ilgili anıları, hem siyasi hem de ekonomik açıdan beklenti ve belirsizliklerle dolu. 2010’lu yıllara bakarak 2020’li yıllar konusunda tahmin yapmak kahve falına bakmaktan farksız olur. Neyse o…

Peki sadece 2020 yılına baksak?

Yapılacak değerlendirmeler; yüksek beklentilere karşılık, öngörülemeyen belirsizliklerin bolluğundan dolayı pek de gerçekçi olmaz.

Ekonomik açıdan 2019 yılı sabit gelirli vatandaşların ekonomik olumsuzlukların gölgesinde reel olarak satın alma güçlerini biraz daha yitirdikleri bir yıldı. Geçtiğimiz yılda da döviz ve enflasyon gibi ekonomi üzerinde doğrudan etkisi olan unsurların varlığı sürdü. Buna dayalı olarak piyasadaki daralma nedeniyle işletmeler de gereken performansı gösteremediler. Döviz kurlarındaki belirsizlik ve dalgalanma tüm toplumun harcama trendi üzerinde çok önemli bir etki yarattı. Belirsizlik nedeni ile ev, araba, mobilya, tamirat gibi harcama istekleri veya zorunlulukları elzem olanlar dışında ertelendi. Vatandaşların aldıkları kredileri geri ödemede gecikme yaşadıkları bir kez daha önümüze çıktı.

Ne yazık ki ekonomik koşulların 2020 yılında daha iyi olacağıyla ilgili herhangi bir öngörü bulunmazken, politikacıların vaatlerinin de altının boş olduğu bütçe yapısından ortaya çıktı.

Politikacılar ülke ekonomisi üzerindeki kontrolü kaybettikçe, buna karşılık “Kıbrıslı Türklerin beceriksiz olduğu” yolundaki kötü niyetli söylemler hem içerideki, hem de dışarıdaki bazı maksatlı çevrelerce söylendikçe, toplumun daha iyi şeyler olacağına dair umudu da iyice çöküyor.

Politikacıların “KKTC’yi, ülke vatandaşlarını, layık oldukları seviyeye taşıyacağı umudunu” çoktan kaybeden vatandaş, gözünü Kıbrıs’ta bulunacak çözüme çevirse de bu mecrada da pek umut yok. Ancak, her yeni yıl, çözüm umutlarını da tazeliyor. Göreceğiz…

KKTC ekonomisini 2020 yılında etkilemesi muhtemel gelişmelerin başında; Türk Lirası’nın zayıflığı, enflasyon ve bir ihtimal devalüasyon geliyor. Ülkemizde TL’nin resmi para birimi olması, TL’nin de yabancı paralar karşısında sürekli değer yitirmesi, bu yıl da birçok mal ve hizmetin daha pahalı olmasını beraberinde getirecek.

KKTC’nin ekonomisinin durumunun Türkiye ekonomisindeki gelişmelere bağlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Gerek TL kullanımı, gerekse ithalatın çok büyük bölümünün Türkiye’den yapılması ekonominin doğrudan bu ülkeden etkilenmesine neden oluyor. Bu nedenle 2020 yılında Türkiye’deki gelişmeler daha yüksek dozda direk olarak KKTC’ye yansımaya devam edecek.

Eh, Türkiye ekonomisindeki beklentilere bakıp KKTC için karar vermek daha pratik ve akılcı bir yöntem olarak önümüzde dururken, Türkiye’deki ekonomistlerin umutsuz hali doğal olarak karamsarlığı körüklüyor.

Orta Doğu’da savaş tamtamları çalıyor, Doğu Akdeniz barut fıçısına döndü, “ama KKTC ekonomisi uçacak” hikaye…

Unutmadan, Nisan’da cumhurbaşkanlığı seçimi var, ekonomi konusunda bol bol “geyik” yapılacak, naçizane tavsiyem söylenenlerin gerçekliğini cebinizdeki parayla ölçün.

Etiketler

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı